YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15322
KARAR NO : 2023/25971
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/148 E., 2023/262 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın ceza ehliyeti konusunda yeniden hastaneye sevkinin sağlanması gerektiğine, suçun sanık tarafından işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığına, bu nedenle kararın bozulmasına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Evine gitmek için kullandığı yolun üzerine soba külü ve çöp dökülmesi nedeniyle katılanın şikâyette bulunduğu, olay yerine kolluk görevlilerinin gelmesi nedeniyle yakın bir evde ikamet eden sanığın katılana yönelik olarak “Hırsızlar defolun gidin buradan.” şeklinde söz söylediği iddiası ile açılan davada, Mahkemece sanığın eylemi sabit görülmüşse de, sanığın ceza ehliyetinin olmadığı tespit edildiğinden ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 11.02.2016 tarihli raporunda, sanığın “….Muayene bulgularına göre şizoafektif bozukluk tanısı konulduğundan ve işlediği fiili bu hastalığın etkisi altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, 04.03.2015 tarihinde işlediği hakaret fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltacak nitelikte akıl bir akıl hastalığı olduğu…” biçiminde görüş bildirilmesine karşın, sanığın 04.10.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 18.09.2017 tarihli raporunda ise “…Kişinin gözlem ihtisas dairesi yatışı esnasında ve dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunda yapılan muayenelerinde pisikopatolojik hastalık tespit edilmediği…” belirtilmesi ve raporlar arasında çelişki bulunması karşısında, çelişkinin giderilmesi için yeniden yöntemince rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.