Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/73 E. 2023/15496 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/73
KARAR NO : 2023/15496
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/441 esas, 2020/860 karar sayılı kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın esas yönünden reddine, vekalet ücreti yönünden kabulüne ve 3.400,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 23/02/2021 tarihli ve 2021/106 Değişik İş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarih ve 2022/140517 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 252/2. maddesinde yer alan ”İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” ve aynı Kanun’un 252/3. maddesinde yer alan “Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.” şeklindeki ve anılan Kanun’un 252/6. maddesinde yer alan “Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.”şeklindeki düzenlemeler ile;
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09/05/2022 tarihli ve 2022/4566 esas, 2022/3335 karar sayılı ilâmında “…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” şeklindeki düzenleme karşısında, müştekinin karara itiraz hakkı bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;… İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usulüne göre yürütülerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, müşteki vekilinin bu karara süresi içerisinde itiraz ettiği anlaşılmıştır. Müşteki vekilinin itirazı üzerine hükmü veren mahkemece dosya itiraz merciine gönderilmiş ise de, kararına itiraz edilen mahkemece öncelikle başvurunun süre ve yetki yönünden değerlendirmesi yapılarak itirazın, süresinde yapılmadığının belirlenmesi halinde dosyanın CMK’nin 252/6 ve 268/2. maddeleri uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilmesi gerekmesine göre karara süresinde itiraz edilmesi nedeniyle duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden;.. BOZULMASINA… ” şeklindeki açıklamalar karşısında, müşteki vekilinin basit yargılama usulü uyarınca yapılan yargılama neticesinde verilen karara itiraz hakkı bulunduğu anlaşılmakla;
Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 07/07/2020 tarihli ve 2019/211361 soruşturma, 2020/20682 esas, 2020/12933 numaralı iddianamenin, … Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2020 tarihli ve 2020/396 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kabul edildiği, anılan Mahkemenin 14/07/2020 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına ve müştekiye davetiye tebliğ edilip beyanlarını yazılı olarak bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceğinin ihtar olunmasına karar verildiği, mahkeme kararında belirtilen ihtarın müştekiye 27/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki vekiline yapılmış herhangi bir tebliğin ise bulunmadığı, yargılamaya konu suç nedeniyle soruşturmaya müşteki vekilinin 12/12/2019 havale tarihli dilekçesi ile başlandığı ve iddianamede vekilin belirtilmediği, … Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2020 tarihli kararına, müşteki vekilinin süresinde itiraz ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 252/2. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itiraz merciince karar verilmesine yer olmadığına, müştekinin itiraz hakkı olduğu tespiti yapılıp, duruşma açılarak yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, esastan inceleme yapılarak itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde;
“(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir… hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 252 nci maddesinde ise;
(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
(3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.
(4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır.
(5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.” hükümleri yer almaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, sanık hakkında hakaret suçundan adli para cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilip itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği, mahkemece basit yargılama usulüne uygun davetiyenin vekaletnamesi bulunan ve müşteki adına şikayette bulunan müşteki vekili yerine müştekiye yapıldığı, basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara müşteki vekilinin süresi içinde itiraz talebinde bulunduğu, karara itiraz hakkının bulunduğu, ayrıca sanık hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması nedeniyle basit yargılama usulünün de uygulanmasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemesince itiraz hakkının bulunmadığından bahisle 5237 Sayılı Kanun’un 252 inci maddesinin altıncı fıkrasına istinaden dosyanın itiraz merciine gönderildiği, mercii tarafından müşteki vekilinin itiraz hakkı olduğu kabul edildikten sonra Mahkemece duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk hükmü veren Mahkemeye iadesi yerine esastan inceleyip bu yönden talebi reddedip vekalet ücretine karar verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin 23/02/2021 tarihli ve 2021/106 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.