YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9519
KARAR NO : 2023/25705
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/574 E., 2013/384 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu tespit edilmekle yapılan ön inceleme neticesinde, ceza infaz kurumunda bulunan sanığa hükmün tebliği sırasında, 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, bu usule uyulmadan yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle temyiz istemi niteliğinde bulunan 27.08.2014 ile 15.03.2023 tarihli başvuruların 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince yasal süresinde oldukları belirlenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin ilk fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş, karar başka suçtan hükümlü olan sanığa 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı şekilde 09.10.2013 tarihli tutanak ile tebliğ edilmiş, hükmün temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleştirme işlemi yapılmış, sanık ceza infaz kurumundan göndermiş olduğu 27.08.2014 ve sonrasında 15.03.2023 tarihli dilekçeleriyle kararı temyiz etmiş, Mahkemece infaz durdurularak dosya temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın yokluğunda verildiğine, kendisine bildirimde bulunulmadığına ve bu nedenle tarafına temyiz hakkı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ceza infaz kurumunda kavga nedeniyle süngerli odaya alınması sırasında üst aramasını yapmak isteyen infaz koruma memuru katılana kafası ile vurarak onu yaraladığı, bu suretle kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir kullanarak üzerine atılı hakaret suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 26.09.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar dava zamanaşımını kesen ya da durduran bir neden olmadığı da gözetildiğinde, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.