Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/10736 E. 2010/6958 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10736
KARAR NO : 2010/6958
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-KARŞI
DAVALI-KARŞI

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 08/08/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, karşılıklı haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece asıl davadaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; karşı davadaki istem ise reddedilmiş; karar, davalı-karşı davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, Kale Asliye Hukuk Hakimliği tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının yerine getirilmesi için olay yerine gittiklerinde, ihtiyati tedbir kararının yerine getirilmesine engel olan davalının etkili eylem ve hakarette bulunduğunu belirterek, uğradıkları manevi zararların ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı-karşı davacı ise, davacıların ihtiyati tedbir kararı uygulandığı sırada geçiş yolu üzerinde bulunmayan dut ağacını söktüklerini, dut ağacını kimin, neden söktüğünü sorduğunda, davacı-karşı davalılardan …’ın kendisine küfür ettiğini, diğer davacı-karşı davalıların saldırısı nedeniyle yaralandığını belirterek, davacı-karşı davalıların haksız eylemleri nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davacı-karşı davalıların yaralanarak iş ve güçten kaldıklarının doktor raporuyla; davalı-karşı davacının hakaret eyleminin de tanık sözleri ve ceza yargılamasında toplanan kanıtlarla belirlendiği gerekçesi ile asıl davadaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; hakaret ve saldırıya uğrayan davalı-karşı davacının ise, davacılara sopa ile saldırıp küfrederek kavgayı başlatarak uğradığı hakaret ve saldırıya kendi eylemi ile yol açtığı, davacı-karşı davalıların eylemlerinin kendilerini savunmak üzere yapılan davranışlar olduğu, olayın davalı-karşı davacı ve ailesinin saldırısından kaynaklandığı gerekçesiyle karşılık davadaki istemi reddedilmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve tanık anlatımlarından, davalı-karşı davacı …’a davacı-karşı davalılardan …’ın hakaret ettiği, diğer davacı-karşı davalıların da etkili eylemde bulundukları anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalı-karşı davacının da kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu sonucuna varılıp Borçlar Yasası’nın 47. ve 49. maddeleri uyarınca, davalı-karşı davacı yararına da uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalı-karşı davacının manevi tazminat istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.