YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11362
KARAR NO : 2010/6694
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 27/02/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vasisi tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava, kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; karar, davacı vasisi tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece, davacı vasisinin davacı vekiline verdiği izin belgesi veya vekaletnameyi sunması için süre ve kesin süre verildiği halde kesin süre gereği yerine getirilmediğinden istem reddedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, hükümlü olması nedeniyle vesayet altında bulunan davacının, eldeki davayı açtığı, … Barosu Adli Yardım Bürosu tarafından atanan avukatın oturumlara katılarak davacıyı temsil ettiği, davacı vasisinden izin belgesi veya vekaletname alarak sunması için atanan avukata süre ve kesin süre verildiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muakemeleri Yasası’nın 67/1. maddesi gereğince vekaletnamenin aslını veya örneğini vermeyen avukat yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Gecikmesinin zarara yol açacağı durumlarda mahkeme, vereceği kesin bir süre içinde vekaletnamesini getirmek koşulu ile avukatın usul işlemleri yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekaletname verilmezse dava açılmamış sayılır.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, kesin süreye uymamasının yaptırımı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin tümden silinerek yerine 1 nolu bent olarak “1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 67/1. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın davacı yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA 03/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.