YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11800
KARAR NO : 2010/6937
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 09/08/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, bir televizyonda yayımlanan Heyecanlı adındaki magazin programına katılan davalının; kendisine yönelik olarak söylediği “densiz, çamur, bakkal şarkısı yapıyor” biçimindeki sözlerin kişilik haklarına ve sanatına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, program kaydı incelendiğinde, dava dilekçesinde yer alan sözlerin hiç birini davacıya yönelik olarak söylemediğini, söylediği sözlerin davacı ile ilgisi bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, dava konusu sözlerin söylendiği iddia edilen program kaydı getirtilip çözümü yaptırılarak davalının davacıya yönelik olarak söylediği “o der, o densiz çünkü, çamur” biçimindeki sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle, istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya getirilip çözümü yaptırılan Heyecanlı adındaki program kaydında, davalı ile yapılan söyleşinin olduğu gibi yer almadığı, bazı altyazılar, başlıklar, konuşmalar ve tarafların görüntülerinin bir araya getirilerek oluşturulduğu bilirkişi tarafından belirtilmiştir. Programda yayımlanan davalıya ait sözlerin hangi ortamda, ne biçimde kayda alındığı, o sözlerin hangi soruya karşılık söylendiği anlaşılamadığı gibi, davalının bazı sözleri ile davacının bazı sözlerinin çakıştırılarak, tarafların birbirleri hakkında konuştukları izlenimi oluşturulduğu görülmektedir.
Davalı, program kaydının çözümüne ilişkin rapora itiraz ederek; kendisi ile yapılan söyleşide verdiği yanıtlar ile programda kamera önüne getirilen ses ve görüntülerin örtüşmediğini, program yapımcılarının tartışma yaratmak amacıyla gerçekleri saptırdıklarını, programın kurgusuz (montajsız) kayıtlarının getirilmesini istemiş ise de, yerel mahkemece bu istek yerine getirilmeden karar verilmiştir.
Magazin programlarında, basın ve yayın organlarında çokça yer alan kişilerin ses ve görüntüleri kurgulanarak karşılıklı konuşma biçiminde, altyazı ve ses yöneticisinin sesi ile desteklenerek yayımlandığı bilinen bir gerçektir. Program kaydının çözümü ile bu konu aydınlığa kavuşmuş; davacı ile davalının görüntüleri, konuşmaları, altyazılar ve ses yöneticisinin sesi bir araya getirilerek görüntülerin oluşturulduğu bilirkişi tarafından saptanmıştır. Davalının, programda yayımlanan sözlerin davacıya yönelik olmadığına ilişkin savunması ise, davalı ile doğrudan yapılan kamera çekimlerinin getirtilmemesi nedeniyle yanıtsız kalmıştır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalının sözlerinin yer aldığı programa ait kurgusuz (montajsız) kayıtlar getirilip davalının sözlerinin davacının kişilik haklarına yönelik olup olmadığı saptandıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…