YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10093
KARAR NO : 2011/10683
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 22/05/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/05/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili; duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/10/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan …’ın tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı tarafından temyiz olunmuştur.
a-Davacılardan …, EGO ve ASKİ Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunmuş olup; davalı da Milletvekili’dir. Davalı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı basın toplantısında, davacılardan …’ın bir çok taşınmazın sahibi olduğunu ve bir bölümünün yakınları adına kayıtlı bulunduğunu söylemiştir. Davalının hukuka aykırılığı saptanan beyanlarının muhatabı, kamu görevlisi sıfatını taşıyan davacı …’dır. Konuşmanın bütünü gözönünde tutulduğunda, adı geçenin yakınları ve bu arada eşi adına kayıtlı taşınmazlardan söz edilmesi; davacılardan …’ın kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemez. Şu durumda, davalı …’ın manevi tazminat isteminin reddi gerekir. Mahkemece, bu davacı yönünden de kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
b-Manevi tazminat davalarında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesi uyarınca avukatlık ücretinin takdir edilmesi gerekir. Mahkemece, Tarife hükümlerine aykırı olarak davalı yararına eksik avukatlık ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş ve bu yön de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2/a-b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre, davacılardan …’ın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına; davacı …’ın tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.