YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10560
KARAR NO : 2011/11499
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/04/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız cebri icra yoluyla satış işlemine dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 06/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak da davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 01/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
Dava, haksız haciz ve cebri icra yoluyla satış nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminata ilişkin istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, taşınmazının haksız olarak haczedilerek üçüncü kişiye cebri icra yoluyla satıldığını belirterek maddi zararına ilişkin olarak taşınmazın kıymet taktirinde belirlenen bedeli ile satış bedeli arasındaki miktarı ve kendisine iade edilen nemalandırılmış miktardan yapılan kesinti miktarını ve ayrıca manevi tazminata da hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, ilamlı icra takibinde bulunduklarını, haciz ve satışın haksız fiil olamayacağını, davacının da kusurunun bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, manevi tazminata ilişkin istemin reddine, maddi tazminata yönelik istemin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, taşınmazın satışına ilişkin belgeler, icra dosyası ve davacının talebi de dikkate alındığında mahkemece davacının taşınmazının değerinden daha düşük miktarda satılması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarına ne şekilde ulaşıldığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, hüküm altına alınan miktarın taktirinde izlenen yol da gösterilmemiştir. Hüküm denetime elverişli değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA. Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.