Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/10969 E. 2011/13278 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10969
KARAR NO : 2011/13278
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … Optik Tekt. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 15/07/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, dava dışı kişi tarafından başlatılan bir icra takibi sırasında, icra müdürlüğünce ihale ile satılmasına karar verilen ve yine dava dışı takip borçlusuna ait taşınmazı yapılan ihalede kendisinin satın almış olduğunu, taşınmazda takip borçlusu olan önceki malikin kiracısı olarak bulunan davalılar tarafından haksız yere ihalenin feshi davası açıldığını, davalılar tarafından açılan ihalenin feshi davasının reddedildiğini, bu kararın kesinleştiğini, ancak, ihalenin feshi davasının açılması nedeniyle ihale yolu ile satın almış olduğu taşınmazı kullanamadığını, başkasına kiralayamadığı gibi ihalenin feshi davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesi ve taşınmazın davacıya teslim tarihine kadar bu taşınmazda işyeri çalıştıran davalıların kira bedelini de kendisine ödemediklerini, kira gelirinden yoksun kaldığını belirterek uğradığı maddi zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, “…davalıların anayasal dava açma haklarını kullandıkları, bu hakkın kötüye kullanıldığının ispatlanamadığı…” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Tüm dosya kapsamından; dava dışı banka tarafından, bankaya olan kredi borcunu ödemeyen dava dışı kişi hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin başlatıldığı, takibin kesinleştiği ve takip borçlusuna ait taşınmazların açık artırma yolu ile satılmasına karar verildiği, 16.5.2008 günü yapılan 2. açık artırmada, bu taşınmazı davacının satın almış olduğu, davacının ihale bedelini hemen ödediği, takip borçlusu olan önceki malikin kiracısı olarak bu taşınmazı kullanan davalılar tarafından 23.05.2008 günü davacıya yapılan ihalenin feshi için dava açıldığı, İcra Hukuk Mahkemesince, işin esası incelenmeden “…takip alacaklısı- borçlusu olmayan, ihaleye iştirak etmeyen davalıların ihalenin feshi davasını açma haklarının bulunmadığı…” gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, 21.7.2008 günlü bu kararın, Yargıtay denetiminden geçerek 24.3.2009 günü kesinleştiği ve 4.05.2009 günü taşınmazın tapu kaydında davacı adına tescil işleminin yapıldığı, davalıların bu arada taşınmazı kullanmaya devam ettikleri ve taşınmazı, ancak icra yoluyla 01.06.2009 günü davacıya teslim ettikleri ve davalıların davacıya kira bedeli ödemedikleri, davacının kira gelirinden yoksun kaldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece keşif yapılmış, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının, dava konusu taşınmazı ihale yolu ile satın alma tarihi olan 16.05.2008 günü ile ihalenin feshi davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesi sonrası davalıların taşınmazı tahliye ederek davacıya teslim etme tarihi olan 01.06.2009 tarihleri arasında geçen sürede davalıların bu yeri kira ödemeden kullanmaya devam etmiş olmaları nedeniyle davacıya ödemeleri gereken ancak ödemedikleri için davacının yoksun kaldığı toplam kira bedelinin 2.892,00 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Bu bilirkişi raporunun, davacının istemine ve dosya kapsamına uygun olduğu, hüküm kurmak için yeterli ve denetime elverişli olduğu, davacının yoksun kaldığı kira gelirinin doğru olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Şu durumda yerel mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek bilirkişi raporu ile belirlenen zarara karar verilmesi gerekirken bu bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.