YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11187
KARAR NO : 2011/13492
KARAR TARİHİ : 14.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … (Kendisine asaleten, …’a velayeten) vekili Avukat … tarafından, davalı … Elektrik Dağ. A.Ş aleyhine 05/12/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı … ve …’ın diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, elektrik çarpması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacı … ve … yönünden şartları oluşmayan davanın reddine, davacı … yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Olay tarihinde 9 yaşında olan davacıların müşterek çocuğu …,hayvan otlatmaktayken davalıya ait elektrik nakil hattına temas etmesi sonucu dosya içerisindeki 14/1/2009 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporuna göre; maluliyet oluşmayacak, iyileşme süreci 3 ay olacak ve sağ koldaki (vücut genelinin %4’ü kadar) 2.dereceden yanık nedeniyle vücutta kalıcı iz oluşacak biçimde yaralanmıştır.
Yaralanmanın niteliği, yaralananın yaşı ile davacılara olan yakınlığı gözetildiğinde davacı anne … ve baba …’ın yaralanma nedeniyle üzüntü yaşadıkları, yaşamları süresince çocuklarındaki kalıcı iz niteliğindeki yarayı görecekleri ve üzüntülerinin devam edeceği gözetildiğinde anılan davacılar yararına uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu yöndeki istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalının diğer temyizine gelince;
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Olayın oluşu, kusur durumu, yaralanma derecesi ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde; davacı … yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları fazladır. Anılan davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı … ve … yararına, (3) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 14/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.