Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/11272 E. 2011/13102 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11272
KARAR NO : 2011/13102
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … aleyhine 10/08/2009 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetki yönünden dava dilekçesinin reddine dair verilen 11/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hatalı tedavi nedeniyle davalı doktorların kusurlu eylemi sonucunda ödenen tutarın olaydaki kusurları nedeniyle davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, haksız fiilin birden fazla kişi tarafından işlendiği, ortak yetkili yer mahkemesinin Fatsa olduğu gerekçesiyle yetki yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, dava konusu olayın, davalı doktorların … Devlet Hastanesindeki hatalı tedavi nedeniyle verdikleri zarardan kaynaklandığı, olay yerinin Ordu/Fatsa ilçesi, davalı doktor …’nın yerleşim yerinin … ilçesi, diğer davalı …’ın yerleşim yerinin ise İstanbul … olduğu anlaşılmaktadır.
Haksız eylemden doğan tazminat davalarında yetki konusu yürürlükteki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 16. maddesinde; “Haksız bir fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” şeklinde düzenlenmiş, aynı kanunun genel yetki kuralını düzenleyen 6. maddesinde; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Aynı kanunun 7. maddesinde ise; “davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse davaya o yer mahkemesinde bakılır.” denilmektedir.
Davacının eldeki davayı davalılardan …’nın yerleşim yeri mahkemesinde açtığı, diğer davalı …’ı sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açmadığı, yasada belirlenen seçimlik hakkını kullanarak davasını ikame ettiği anlaşılmaktadır. Şu halde, davanın esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde yetkisizlik kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 07/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.