Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/11367 E. 2011/13246 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11367
KARAR NO : 2011/13246
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğerleri tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 13/12/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 06/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeni ile ölüm ve yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı …’ın maliki bulunduğu ve davalı …’in sevk ve idaresindeki sepetli motorsiklet ile diğer davalı …’nın sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacılardan … ve …’ın çocukları …’ın öldüğü, diğer davacıların torun, çocuk ve kardeşleri olan …, … ve …’ın yaralandıklarını beyanla, destek zararları ile yaralanmadan kaynaklanan zararların yanında manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır..
Davalı … vekili, kazanın davacıların iddia ettiği gibi davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelmediğini, istenen manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğunu, anne ve baba dışında kalan kimselerin destekten yoksun kalma talebinde bulunamayacağını, fahiş tazminat isteminin reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde her iki davalı sürücünün de kusurlu olduğu benimsenmiş, davacılardan … ve …’ın küçük çocukları …’ın ölümünden dolayı …’ın ileride vereceği desteğinden yoksun kaldıkları, zararları bilirkişi marifeti ile belirlenerek 11.354,72 TL ve 5.559,90 TL maddi tazminat hüküm altına alınmış, diğer davacı …’ın desten zararının bulunmadığı, davalı …’ın dava açıldığı tarihte ölü olduğundan bu davalı bakımından davanın husumetten reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununa göre velayet hakkı, çocuk ile anne-baba arasındaki hukuki ve fiili bağı ifade etmekte olup çocuğun bakımı, eğitimi ve yetiştirilmesi gibi konuları kapsamaktadır. Anne ve baba velayet hakkı kapsamında çocuğun menfaatleri doğrultusunda birlikte karar alıp uygularlar. Diğer yandan anne ve babanın velayet hukukundan kaynaklanan sorumlulukları da bulunmaktadır. Çocuğun iyi eğitilmemesi, üçüncü kişilere karşı ika ettiği haksız eylemlerden kaynaklanan zararlardan sorumluluk gibi. Somut olayda, olayın oluş biçimi itibariyle küçük çocukların ailece denetimsiz bırakılması, aile tarafından yolcu taşıma aracı olmayan sepetli motorsiklete binmemeleri konusunda eğitilmemeleri gözetilerek, bu eylemleri nedeniyle davacı velilerin de az da olsa bölüşük (müterafik) kusurlarının varlığı mevcut olup sorumlulukları bulunmaktadır. Şu durumda, davacı velilerin bölüşük kusuru gözetilerek, saptanan zarardan Borçlar Yasası’ nın 44. maddesi gereğince uygun miktarlarda hakkaniyet indirimlerinin yapılması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönlerin gözetilmemiş olması doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.