Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/11444 E. 2011/13620 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11444
KARAR NO : 2011/13620
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 14/09/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 29/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan … taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eyleme bağlı olarak uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunun’ nun geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü düzenlenmiştir. Bu bağlamda, Bölge Adliye Mahkemeleri kurulana dek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümleri uygulanmaya devam edilecektir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun’ nun değişik 434. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik olarak ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. 25/11/1985 günlü 1984/5 Esas ve 1985/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, harca tabi olmasına rağmen mahkeme kalemince harç hesap edilip ilgilisinden istenilmeden ve dolayısıyla harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da sözü edilen fıkrada öngörülen eksik harç ödenmesi halinde yapılacak işlemle ilgili kuralın kıyasen uygulanması ve bu durumda dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği tarihte temyizin yapılmış sayılması gerekir. Davalı …, 28/08/2009 hakim havaleli dilekçesi ile kararı süresinde temyiz etmiş, ancak temyiz harç ve giderlerini yatırmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin işleme alınmamasına dair tutanak tutulmuştur.
Davalıya temyiz harç ve masraflarını ödemesi için her hangi bir tebligat yapılmamıştır. Temyiz talebine ilişkin tutanak tutulmak suretiyle yapılan işlem Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 434. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırıdır. Bu nedenle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 434. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince; davalı …’ a yedi günlük kesin süre verilerek temyiz harç ve giderlerini tamamlaması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu yazılı olarak bildirilerek sonucuna göre gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine çevrilmesine 15/12/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY YAZISI
Dava haksız eyleme bağlı olarak uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun geçici üçüncü maddesinin birinci fıkrası “Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26/09/2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkındaki kanunun geçeci 2.maddesi uyarınca resmi Gazetede ilan edilerek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı HUMK’nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü getirilmiştir.
1086 sayılı HUMK’nun değişik 434 maddesi gereğince temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olması halinde, kararı veren hakim tarafından verilercek 7 günlük kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi takdirde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Kanunda düzenlenen bu hal, harç ve masrafların eksik alınması hali içindir. Buna karşılık temyiz dilekçesi verilirken (temyiz süresi içerisinde) hiç temyiz harcı edememişse o zaman 434/3.hükmü uygulanamaz. Bu durumda karar süresinde temyiz edilmemiş olduğundan HUMK’nun 432/4.maddesine göre süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine karar verilir. Çünkü temyiz harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Harca tabii davalarda temyiz harcın yatırıldığı tarih esas alınarak incelenir. Yazı İşleri Yönetmeliği 18/son fıkrasında buna amir bulunduğundan madde hükmünü yorum yoluyla genişletmekte mümkün değildir.
Diğer yandan kanunun tayın ettiği süreler hakimler ya da mahkemeler tarafından uzatılamaz ya da kısaltılamaz. Davacıya mehil verilerek kanunen 15 gün olan temyiz süresi uzatılamaz. Hakdüşürücü olan bu süre hakim tarafından ve Yargıtay tarafından re’sen gözönüne alınır.
Yerel mahkemenin harca bağlı bu davada hiç harcı yatırılmayan temyiz dilekçesini işleme almaması gerek kanuna ve gerekse yazı işleri yönetmeliğine uygundur. Bu nedenle çoğunluk görüşüne karşı olduğumuzdan davalıya ek muhtıra gönderilerek temyiz hakkı tanınmasına karşıyız. 15/12/2011