Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/11506 E. 2011/13745 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11506
KARAR NO : 2011/13745
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve … Koop. Başkanlığı vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 01/04/2010 gününde verilen dilekçe ile tapu tescilden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu sicilinin yolsuz tutulmasından dolayı Hazinenin sorumluluğuna dair tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, alacağına karşılık olarak üzerinde ipotek tesis edilmiş olan davaya konu taşınmazın sahtelikle dava dışı üçüncü şahıs adına tescil gördüğünden bahisle tapu kaydının iptaline ve taşınmazın dava dışı Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini ve neticesinde ipoteğin sona erdiğini bu nedenle alacağını elde etme imkanının kalmadığını, tapu sicilinin tutulmasından Hazinenin kusursuz sorumlu olduğunu ve sicile güven ilkesi gereğince sahtelikle oluşan kayıt nedeniyle davalı hazinenin borç miktarı ve taşınmazın değeri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu belirterek meydana gelen zararın tazminini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın dava dışı üçüncü şahıslar adına satış ve tescillerinin yapıldığını ve tapu kaydı üzerinde ipotek tesis edildiğini, bundan dolayı bir zarar varsa bu zararın tapu kayıtlarının düzenli tutulmamasından değil taraflar arasında yapılan tescillerden dolayı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, her ne kadar Hazine Medeni Kanun’un 917. maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından dolayı kusursuz sorumlu ise de, kusursuz sorumlulukta dahi hukuka aykırı eylem ile zararlandırıcı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği; bu halde dahi hukuka aykırı olan eylem ile zarar arasında ki uygun illiyet bağının, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru veya beklenmeyen bir nedenden dolayı kesilmemiş olması gerektiği somut olayda gerçek kişi olan dava dışı 3.kişilerin ağır kusuru sonucu illiyet bağının kesildiği böylece, Hazinenin de sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davaya konu taşınmaz mülkiyeti dava dışı Belediye Başkanlığı’na ait iken, tapu sicilinde belediyeye ait mülkiyet kaydının üzeri çizilerek malikhanesine yine dava dışı üçüncü şahsın alıcı ve malik olarak kayıtlara işlendiği, mahkemece taşınmazın satımına dair belgelerin gönderilmesi için tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazıldığı müzekkereye uzun süre cevap verilmediği, 4. celsede cevap verildiği ve cevapta “satışa ilişkin evrakların müdürlükte bulunmadığının belirtildiği” ayrıca davaya konu taşınmaz tapu kaydının iptali ve tescil istemiyle açılan davada Batman Asliye 1. Hukuk Mahkemesi 2009/52 Esas, 2009/198 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın dava dışı üçüncü şahsa satımına dair ilk kaydın Türk Medeni Kanunu 1025 maddesi uyarınca yolsuz tescil niteliğinde bulunduğundan, ilk satın alan şahıstan satın alan üçüncü kişinin ise ikinci el konumunda olduğu ve kazanımının korunması için Türk Medeni Kanunu 1023. maddesi gereği iyi niyetli olması gerektiği ancak iyi niyetli olmadığından kazanımının korunamayacağı gerekçesiyle taşınmaz tapu kaydının iptali ile Belediye Başkanlığı adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verildiği ve kararın kesinleşerek tapu kayıtlarına işlendiği anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu 1007. maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararlardan hazine kusursuz olarak sorumlu olup mahkemenin red gerekçesi dosya kapsamına ve somut olaya uygun düşmemektedir. Daha önce Belediye tüzel kişiliği adına kayıtlı taşınmazın herhangi bir dayanak taşınmaz alım satımına dair belge olmaksızın dava dışı … adına kaydedilmesinde tapu görevlilerinin en azından ihmalleri (görevi savsaklaması) sözkonusudur, bu nedenle hazine de sorumlu olacaktır.
Somut olayda davacının dava dışı …’den alacağını tahsil imkanı kalıp kalmadığı da araştırılmalı ve bunun sonucuna göre tahsilde tekerrür olmamak üzere de davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekir iken davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.