YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11835
KARAR NO : 2011/13063
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar … Sigorta A.Ş ve diğerleri aleyhine 19/06/2001-01/05/2006 gününde verilen dilekçeler ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/09/2007 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan … vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, trafik kazası nedeni ile ölümden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı sürücünün tam kusuru ile neden olduğu trafik kazasında desteklerini yitirmeleri nedeni ile uğradıkları maddi zararın davalılardan ödetilmesini istemişlerdir.
Davacılar, 01.05.2006 günlü dilekçeleri ile, bu kez davalıların aynı haksız eylem nedeni ile manevi tazminat ile de sorumlu tutulmalarını ve dosyanın asıl dava dosyası ile birleştirilmesini istemişlerdir.
Davalı …, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, asıl dava dilekçesinin davalı …’a 15.05.2004 günü … Sitesi No: … … … adresinde tebliğ olunduğu anlaşılmaktadır. Birleşen davanın dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ise davalının asıl dava dilekçesinin tebliğ olunduğu adresi yerine, daha önceden tebligat çıkartılmış ve fakat adresten taşındığı için tebligat yapılamamış olan adresinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu 35. maddeye göre yapılan tebligat, davalı …’a asıl dava dilekçesinin tebliğ edildiği adrese yapılmadığından usulsüzdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesi uyarınca hakim “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmünü düzenlemektedir.
Şu durumda, anılan davalıya usulüne uygun olarak birleşen dosyanın dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi tebliğ edilip; kendisi hakkındaki yargılama ile ilgili bilgi verilmeden, açıklama ve ispat hakkı tanınmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılar yükletilmesine, ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.