Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/14299 E. 2012/2137 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14299
KARAR NO : 2012/2137
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … Paz. A.Ş ve diğerleri aleyhine 28/01/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı … Paz. A.Ş ve Ankara Anonim Türk Sig. Şti. yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine dair verilen 09/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … Elek. Paz. A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, desteğin trafik kazasında ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, davalı … Anonim Şirketine yönelik davanın husumet düşmediğinden reddine, davalı …’e yönelik davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, davalı … Anonim Şirketi ile davalı … Anonim Şirketine yönelik davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı … Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, dava dilekçesinin davalı … Anonim Şirketi’ne 9/2/2009 tarihinde tebliğ edildiği, davalının muhabere yoluyla gönderdiği 17/2/2009 havale tarihli dilekçeyle süre uzatım isteminde bulunduğu ancak mahkemesince 25/2/2009 tarihinde havale edilen dilekçede süre uzatım isteminin kabulü yönünde karar verilmediği, bu kez davalının cevap süresinden sonra verdiği 15/4/2009 tarihli dilekçeyle zaman aşımı def’inde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalının davaya cevap süresini geçirdikten sonra zaman aşımı def’ini ileri sürdüğü ancak davacılar vekilinin 15/4/2009 tarihli celsede elden tebellüğ ettiği cevap dilekçesine karşı yerel mahkemece karşı beyanda bulunması için 15 günlük süre verilmesine rağmen belirlenen bu sürede zaman aşımı def’inin süresinde olmadığı yönünde açıkça karşı koymadığı daha sonraki tarihte verdiği 10/6/2009 tarihli dilekçeyle zaman aşımı def’inin süresinde ileri sürülmediğini belirttiği anlaşılmaktadır.
Davacı süresinde ileri sürülmeyen zaman aşımı define karşı zamanında açıkça karşı koymadığına göre zaman aşımı def’inin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Davaya konu trafik kazası 6/10/1999 tarihinde gerçekleşmiş olup, eylem aynı zamanda 765 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen 455/1-son maddesindeki taksirle ölüme sebebiyet vermek suçunu oluşturmaktadır. Zaman aşımı süresi 5 yıldır. Eldeki dava 28/1/2009 tarihinde açıldığına göre uzamış ceza zamanaşımı süresi olan 5 yıl dolduktan sonra dava açılmıştır. Şu halde zamanaşımı def’inin süresinde olduğu kabul edilerek davalı … Paz. A.Ş hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.