YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14764
KARAR NO : 2012/4187
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 18/08/2006 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davalılardan … temyiz etmiştir.
Davacı, eski … Belediye Başkanı olduğunu davalılara ait … isimli yerel gazetede ” İsmi Varilci Vekile Çıkan … Ağzından Baklayı Çıkardı ve İtiraf Etti”başlıklı yayınla kişilik haklarına saldırıldığını, başkan olduğu dönemde atık madde bulunan varilleri gömmeye dair izni olmadığını, aksine böyle davranışları engellediğini, davalıların da aynı bölgede yaşadıklarından gerçeği davacıdan öğrenebilecekken kasıtlı olarak yayın yaptıklarını belirterek manevi tazminat istemiştir.
Davalı taraf davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkeme gazetenin imtiyaz sahibi hakkındaki davayı başlangıçta özellikle “varilci vekil” ibaresi kullanılarak öz-biçim dengesi bozulduğundan kısmen kabul etmiştir.
Dava konusu yayın öncesinde … Belediyesi’ne ait çöplükte şüpheli varillerin bulunduğu, bu konunun kamuoyunu meşgul ettiği, davacının da bu konuda basına açıklama yaptığı ve bunun dava konusu yayının konusunu oluşturduğu görülmektedir. Yayın bu biçimi ile olayların beliriş biçimine yani görünürdeki gerçeğe uygun olarak yapılmıştır. Yayının başlığındaki “varilci vekil” ifadesi ile öz biçim dengesinin bozulduğu yerel mahkemece kabul edilmişse de başlığın kamuoyunun ilgisini çekme amaçlı ve konunun içeriğine uygun olarak çarpıcı ve yayını cazip hale getirme amacı taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle yayının hukuka aykırılığından söz edilemeyeceğinden davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.