YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3430
KARAR NO : 2011/3068
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 17/12/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup davacı, hiçbir neden olmadığı halde kendisini bıçakla yaraladığını ileri sürdüğü davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, önce davacının etkili eylemde bulunduğunu, kendisini korumaya çalıştığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacıya etkili eylemde bulunan davalının cezalandırıldığı gerekçesiyle, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/368-2008/443 sayılı kararı ile davalının, davacıyı kasten yaralamak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kışkırtma (haksız tahrik) nedeniyle cezadan indirim yapılmadığı, davalının da kararı bu yönden temyiz ettiği; davalı hakkında davacıya yönelik kasten yaralamak suçundan kamu davası açılan soruşturma sırasında, davacı hakkında da davalıya yönelik basit yaralama suçundan şikayet yokluğu nedeni ile takipsizlik kararı verildiği, davalı hakkında düzenlenen Adli Tıp Raporunda davalının, sağ gözünde ekimoz, kafasında, ellerinde ve bacaklarında çeşitli sıyrıklar oluşacak biçimde yaralandığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.