Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/4164 E. 2011/7306 K. 22.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4164
KARAR NO : 2011/7306
KARAR TARİHİ : 22.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … Dağ. A.Ş vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 08/05/2009 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekilerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2)Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının abonesi ve turizm teşvik belgesi sahibi olan dava dışı şirkete, davalının yazısı üzerine düşük tarife yerine normal tarife üzerinden elektrik bedeli tahakkuk ettirmesi üzerine dava dışı şirket tarafından normal tarife ile düşük tarife arasındaki farkın ödetilmesi amacıyla açılan dava sonunda davacının, dava dışı şirkete ödemek zorunda kaldığı tutarın rücu yolu ile alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, müteselsil sorumlu sıfatı ile üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalı önceki davada davalı olarak yer almadığına göre iadenin kapsamı, davacının mahkum olup ödediği para, bu paranın kendisi hakkındaki davada verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi, önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderleri toplamından davalının payına düşen kısmıdır. Kendi kusurlu davranışı ile işin icraya düşmesine yol açan davacı, bu ihmali nedeniyle yapılmış olan icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürede işleyecek faizi isteyemez. Çünkü sözü edilen giderlerle davalının eylemi arasında uygun sebep sonuç bağı yoktur. Mahkemece yapılacak iş, icra giderleri ile hükmün kesinleşmesinden sonra işlemiş olan faize ilişkin istek bölümünün hesaplanıp reddine karar vermekten ibarettir.
Yerel mahkemece Beyoğlu 4. İcra müdürlüğünün 2009/2448 sayılı takip dosyası ile davacıdan tahsil edilen asıl alacak miktarı 66.929,01 TL ile ilamda gösterilen tarihlerden davacının ödemeyi yaptığı 09.03.2009 tarihine kadar asıl alacağa uygulanan reeskont faiz tutarı 79.472,25 TL toplamı 146.401,88 TL’nın tahsiline karar verilmiştir. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere davacı hakkında açılan dava 02.01.2009 günü kesinleşmiş olup icra takibi, kararın kesinleşmesinden sonra 06.02.2009 günü başlatıldığından; davalı icra giderleri ve hükmün kesinleşmesinden sonraki sürede işleyecek faizi isteyemez. Bunun dışında davacının mahkum olup ödediği para, bu paranın kendisi hakkındaki davada verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi, önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderlerini isteyebilir.
Bu durumda asıl alacak 66.929,01 TL, asıl alacağa kararın kesinleşme tarihine kadar işleyecek faiz ve 4. İcra Müdürlüğünün 2009/2449 sayılı icra dosyası ile davacıdan tahsil edilen önceki davada hükmedilen yargılama gideri, vekalet ücreti ve kararın kesinleşmesine kadar işleyecek faiz tutarları toplamı davalıdan istenebilir. Yerel mahkemece faizi, kararın kesinleşme tarihi yerine ödeme tarihine göre hesap ettirmesi ile önceki davanın yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazları ile davalının tüm temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.