YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5310
KARAR NO : 2011/4716
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … İnş. Mal. Nak. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 11/11/2004 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 07/04/2009 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davacı hakkındaki sürekli iş göremezlik zararının Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan Sağlık Kurulu Raporu’nda belirtilen orana göre hesaplandığı anlaşılmaktadır. Adı geçen Hastane raporu yeterli olmadığından, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasası’nın 16/II-c maddesi gereğince, meslekte kazanma gücü kaybı konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle görevli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan alınacak SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun raporla davacının iş göremezlik oranı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre zarar kapsamının belirlenmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; davalılar vekili davaya yanıt dilekçesi ile 20.02.2008 ve 07.04.2008 günlü dilekçelerinde manevi tazminata ilişkin istemlerin 8.000,00 TL’lik bölümünü kabul ettiğini belirtmiştir. Davalı vekilinin bu kabulü, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 95/1. maddesi gereğince kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilmeyerek, davalılar vekili tarafından kabul edilen tutarlardan daha az tutarlarda manevi tazminat takdir edilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalılar yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davacılar yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harcların istekleri halinde geri verilmesine 26/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.