Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/6027 E. 2011/7581 K. 28.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6027
KARAR NO : 2011/7581
KARAR TARİHİ : 28.06.2011

MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye (Tic. Mah. Sıf.) Hukuk Mahkemesi

Davacı … Organize Sanayi Bölgesi vekili Avukat …tarafından, davalı … San ve Tic. AŞ aleyhine 10/04/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 26/01/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin tümden reddine karar verilmiştir.
Davacı, sanayi bölgesi içinde taşınmaz sahibi olan davalının, sorumlu olduğu yönetim ve alt yapı ödentilerinin 2008 yılı 1, 2 ve 3. aylarına ilişkin bölümünün ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine itirazının iptalini istemiştir.
Davalı ise, yönetim ve alt yapı ödentilerinin genel kurulca belirleneceği, girişimciler kurulunun (müteşebbis heyetin) buna yetkili olmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, tarafları ve dava sebebi aynı olan Gebze Asliye 2. Hukuk Hakimliği tarafından verilen direnme kararı üzerine Hukuk Genel Kurulu’nun ” … Organize Sanayi Bölgeleri içinde Organize Sanayi Bölgesi Yönetimince kendilerine yer tahsisi yapılmayan o bölge içinde daha önceden kendisine ait tesislerde faaliyetini sürdüren ve bölge içinde kalıyor olması nedeniyle doğal olarak katılımcı kabul edilen firmaların kişilerin yasal olarak katılımcı sayılıp aidat istenebilir ve hizmet götürüldüğü için katılım payı istenebilir hale gelmesi Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda 23/10/2008 tarih ve 5807 sayılı yasa ile yapılan değişiklik doğrultusunda ancak mümkün hale geldiği ve bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih olan 10/11/2008 tarihinden itibaren ancak katılımcı durumuna gelebilecekleri o tarihten öncesine yönelik olarak davacı Organize Sanayi Bölgesi Yönetimince talep edilen” alt yapı aidatı, alt yapı hizmetlerinin, yol, su elektrik, doğal gaz, iletişim, kanalizasyon, arıtma ve benzeri ortak giderlerin yapımı ve işletimi için istenebilecek tüm ücretlerin buna
bağlı olarak da o dosyalarda açıkça yönetim aidatı açısından yapılan talep her hangi bir ayrıma tabi tutulmadan tamamen istenemeyecek şekilde belirlenip mahkemece bunlara hükmedilebileceği yolundaki kararın bozulmuş olduğu gözetilerek; bu dosyamızda Gebze 3. İcra Müdürlüğünün 2008/3198 takip sayılı dosyası ile takibe konulan alacağın 2008 yılı 7,8,9 ayları için olduğu gözetilip, katılımcı olmadığı döneme ait olması nedeniyle davalı tarafın itirazı haklı bulunup davacının itirazın iptali isteğinin … ” reddine karar verilmiştir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın 12. maddesinde Organize Sanayi Bölgeleri (OSB)’nin gelirleri arasında sayılan ve aynı Yasa’nın 16. maddesi uyarınca kurucular kurulu tarafından parsel büyüklüğüne göre belirlenecek yönetim ödentileri (aidatları); arsa özgülemesi (tahsisi) ya da satışı yapılan ve OSB’ye ait yer seçimi kararının kesinleşmesinden itibaren bölge sınırları içinde kalan ve yer seçim kararı ile imar planı yapım aşamasında itiraz belirtmeyen, mülkiyetleri kendilerine ait arsa sahipleri ile taşınmaz üzerinde bulunan tesis sahipleri tarafından ödenmek zorundadır.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın 4. maddesi uyarınca OSB’lerinin yer seçiminin kesinleşmesinden sonra OSB sınırları içinde yapılacak mevzi imar ve parsel planları ve değişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygun olarak hazırlanır ve Bakanlığın onayına sunularak, İl İdare Kurulu Kararı ile yürürlüğe girer. Yürürlüğe giren mevzi imar planına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili izin belgeleri ve izinler ile işyeri açma ve çalışma izin belgeleri OSB tarafından verilir ve denetlenir. Anılan Yasa’nın 20. maddesi uyarınca; OSB’lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB’nin yetki ve sorumluluğundadır. OSB’de yer alan kuruluşlar, alt yapı gereksinmelerini OSB’nin tesislerinden karşılamak zorundadır. OSB’nin izni olmaksızın alt yapı gereksinimleri başka bir yerden karşılanamaz ve bu amaçla tek başına tesis kurulamaz. Bu kuruluşlar kendilerine özgülenen alt yapı kullanma hakkını başka kuruluşlara devir edemezler, geçiremezler (temlik edemezler) ve başkalarının yararlanmasına özgüleyemezler.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’na göre altyapı ödentisi katılımcıların ödemek zorunda oldukları altyapı hizmetlerinin; yol, su, elektrik, doğalgaz, iletişim, kanalizasyon, arıtma ve benzeri gibi ortak tesislerin yapımı ve işletilmesinin karşılığıdır.
Altyapı hizmetlerinin karşılığı olarak ödenmesi gereken altyapı katılım paylarının belirlenebilmesi için de, Yasa’nın 4. maddesinde açıklandığı biçimde mevzi imar ve parsel planları ile değişikliklerinin yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış ve kesinleşmiş olması gerekmektedir. imar ve parsel planları kesinleşmeden, katılımcıların altyapı ödentilerinden sorumlu tutulmalarına olanak yoktur.
Bu bağlamda katılımcı sıfatının da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 3. maddesinde organize sanayi bölgelerinde parsel özgülemesi veya satışı yapılmış gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanan katılımcı; 10.11.2008 gününde yürürlüğe giren 23.10.2008 gün ve 5807 Sayılı Yasa ile değişik 3. maddede, OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel özgülemesi veya satışı yapılanlar ile sahibi bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Yasa’nın amacına uygun iş gören gerçek ve tüzel kişi olarak
tanımlanmıştır. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nda yapılan bu değişikliğe göre, OSB’lerin kuruluşu aşamasında kendilerine parsel özgülemesi ya da satışı yapılmayanların katılımcı durumunda olmadıkları, sahibi oldukları parselde üretimde bulunan ve Yasa’nın amacına uygun iş yapan gerçek ve tüzel kişilerin de katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 gününden itibaren katılımcı durumuna geldikleri açıktır.
Bu nedenle 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın 3. maddesindeki katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 gününden önce katılımcı sıfatı bulunmayan davalının, katılımcıların ödemekle yükümlü oldukları altyapı ödentilerinden sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamakla birlikte yukarıda açıklanan gerekçelerle davalının yönetim aidatı ile sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir,
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin yönetim aidatına ilişkin olan bölümle sınırlı olarak kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde tümden ret kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir,
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine 28/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.