YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6170
KARAR NO : 2011/7576
KARAR TARİHİ : 28.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … … tarafından, davalı … aleyhine 28/9/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/6/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı Halka ve Olaylara Tercüman gazetesinin 13.09.2007-14.09.2007-15.09.2007 günlü sayılarında yayınlanan ” Boğaz Yasağı Nasıl Delindi ?” , ” trilyonluk Rant İçin Yeni Hedef İlksan Arazisi ” , ” Boğaza Nazır PO İstasyonu ” , ” Doğan’ın Gözü Doymuyor ” , ” Engel Kaldıran Rapor ” , ” Spora Darbe İndiren Projeye İl Spor Müdüründen onay”, “……,’ın Spordan Anladığı :Rant ” , ” Evet -Hayır raporları mahkemelik ” , ” Anıtlar Yüksek Kurulu Olmaz ‘ını Nasıl Olur Yaptı” başlıklı haber içeriklerinin gerçek dışı olduğunu ileri sürerek kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, dava konusu haberlerin görünen gerçeğe uygun olduğunu, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığını, haberlerin toplumun ilgisini çektiğini, duyurulmasında kamu yararı bulunduğunu, haberlerde kullanılan başlık ve üslubun gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmeye yönelik olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davaya konu haberlerde yer alan imar planı tadilat ve değişikliklerinin ilgili ve görevli birimler tarafından yapıldığı, haberler bir bütün olarak değerlendirildiğinde kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden, doğal sit alanı olduğu anlaşılan İstanbul Sarıyer İstinye Mahallesi 380 ada 32 sayılı parselin 28.02.2006 tarihinde Petrol Ofisi AŞ’den … Vakfı adına devir ve tescil edildiği, 25.06.1999 günü onaylı nazım imar planında parsel, kapalı ve açık spor alanı olarak yer almakta iken 08.02.2006 günü Petrol
Ofisi AŞ vekilinin tadilat istemi üzerine akaryakıt ve servis istasyonu, spor alanı ve yeşil alan olarak düzenlendiği, önceki tadilat isteminin ise şehir planlama müdürlüğü, ulaşım planlama müdürlüğünün olumsuz görüşleri ile reddedilmiş bulunduğu, buna karşın plan tadilatının Sarıyer Belediye Meclisinin 16.02.2006 tarihli kararı ile uygun bulunarak 08.02.2007 tarihinde de Büyükşehir Belediyesinde aynen onandığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kurulu’nun plan değişikliğine öncelikle olumsuz görüş bildirmiş iken ikinci başvuruda 09.01.2007 günlü kararı ile olumlu görüş bildirdiği anlaşılmaktadır.
Basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının görevi, genel yararları ilgilendiren konularda olayları doğru ve objektif olarak yansıtmak, çeşitli sorunlarda kamu oyunu düşünmeye sevk edecek biçimde tartışmalar açmak, halkı toplumsal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları hakkında bilinçlendirmektir. Basın, halka ulaştırılmasında kamu yararı bulunan haberleri zamanda ve haberin gerektirdiği ayrıntılarla ve doğru olarak toplayıp topluma ulaştırdığında kamu oyunun serbestçe oluşumunu sağlar, kamu görevi niteliğindeki fonksiyonunu yerine getirmiş olur. Ancak basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız değildir. Anayasanın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasanın 24 ve Borçlar Yasasının 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Borçlar Yasasının 49. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir. Anılan maddeye göre manevi tazminat istenilebilmesi için; yayımlanan olay açıklaması ya da eleştirinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, bu saldırının manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesi ve yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması gerekir. Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılıktır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık basın sorumlu tutulamaz.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davacının kurucusu olduğu Vakıf adına tescil edilmiş bulunan İstanbul Boğazındaki doğal sit alanı içinde kalan taşınmazın nazım imar planında kapalı ve açık spor tesisi olarak gözükmekte iken istem üzerine plan tadilatına gidilerek kısmen akaryakıt istasyonu ve servis alanı, kısmen de spor alanı ve yeşil alan olarak değiştirildiği, plan tadilatına karşı olumsuz görüş bildiren kurul ve daire görüşlerine karşın değişikliğin Belediye Meclis Kararı ile alındığının kamu oyuna bildirildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda dava konusunu oluşturan haberler gerçeğe uygun bulunmaktadır. Haberlerin toplumun ilgisini çeken ve güncel bir konuya ilişkin bulunması nedeni ile davalı basın kuruluşu tarafından ele alınıp haber yapılmasında kamu yararı bulunmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, görünür gerçeklik kapsamında kalan yayının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/6/2011gününde oybirliğiyle karar verildi.