Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/6453 E. 2010/7654 K. 23.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6453
KARAR NO : 2010/7654
KARAR TARİHİ : 23.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 14/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı … vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının, davalılardan … ile …’a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer davalılar …, … ve …’a yönelik temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem reddedilmiş; karar, davacı Hazine ile davalılardan … tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 15. Füze Üs Komutanlığı’na bağlı Boğaz Köprüleri Uçaksavar Tabur 1. Oerlikon Batarya Komutanlığı’na ait 6 parçadan oluşan Oerlikon topu ve Jeneratör sisteminin yıllık bakımı yapılmak üzere demiryolu ile Ankara’ya götürülmek üzere; yükleme işleminden davalı Hv. Ulş. Astsb. Kd. Çvş …’nin, teslim işleminden davalılardan Hv. Astsb. Kd. Bçvş … ile Hv. Astsb Kd. Çvş …’ın, güvenliği sağlanmak üzere koruma olarak Hv. er … ile Hv. Çvş. …’ın görevlendirildiklerini, demiryolu ile taşıma sırasında kilidi açılan namlunun tünel girişinde tünele çarparak eğildiğini ve topta büyük zarar oluştuğunu belirterek, oluşan zararın, adı geçen davalılardan ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) alınmasını istemiştir.
Davalılar ise, haklarında açılan askeri ceza davasında beraet ettiklerini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, ceza mahkemesince verilen beraet kararının hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı olmadığı; ancak, ceza mahkemesinin gerekçeli kararında davalıların kusurları bulunmadığına ilişkin belirlemenin olayın oluş biçimine uygun olduğu benimsenerek, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmadan istemin tümden reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda; bakımı yapılacak olan top ve jeneratör sisteminin demiryolu ile taşınmasından sonra Ankara’da teslimi ile davalılardan … ile …’ın görevlendirildiğini, taşıma sırasında diğer davalılar … ile …’ın güvenliği sağlamak üzere koruma olarak, yükleme işleminden de öteki davalı …’nin sorumlu olarak görevlendirildikleri, davalılardan … tarafından topun yüklendiği vagonun trene TCDD görevlilerince bağlandığı, bağlanma işlemi sırasında güvenliği sağlayacak olan korumaların görev başında olmayıp bekleme istasyonunda bulundukları, topun bulunduğu vagonun top namlusu gidiş yönüne göre geriye bakacak biçimde trene bağlanması gerekirken ters bağlandığı, tren hareket ettikten sonra kilidi açılan namlunun havaya kalktığı, trenin tünele girişi sırasında tünel girişine çarparak trende ve topta zarar meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davalılar Askeri Ceza mahkemesinde yargılanıp beraet etmişler ise de, Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava dışı TCDD tarafından dava konusu kaza ile ilgili Milli Savunma Bakanlığı aleyhinde açılmış bulunan … Asliye Hukuk Hakimliği’nin 2002/17-2003/14 sayılı dosyasında alınan…Teknik Üniversitesi öğretim görevlerinden oluşan bilirkişi kurulu raporunda; uçaksavar topunun, vagona, namlusu trenin hareket yönüne ters olacak biçimde yüklenmesi gerekirken, hareket yönünde olacak biçimde yerleştirildiği, tren hareket edinceye kadar emniyet ve güvenlik için başında beklemesi gereken görevlilerin istasyonun bekleme salonunda bekledikleri, tamamen teknik bir konu olan uçaksavar topu namlusunun kilitlenmesinin ancak askeri personel tarafından gerçekleştirilebileceği ve buna TCDD görevlilerinin müdahale etmelerinin beklenemeyeceği, olayın meydana geliş biçimine göre tüm kusurun Milli Savunma Bakanlığı’nda olduğu belirlenmiştir.
Bu durumda, bakım amacıyla demiryolu ile taşınan uçaksavar topunun trene yüklenmesinden ve güvenliğinden sorumlu bulunan davalılardan …, … ile …’ın eylemleri ile davacının uğradığı zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi görüşüne başvurulduktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmeli; ancak, er olarak askerlik görevini yapan davalılar hizmetleri karşılığında ücret almadıklarından ve bu hizmet anayasal bir görev niteliğinde olduğundan hak ve adalet öğesi göz önünde tutularak zarar kapsamı belirlenmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; davacının davalılar … ile …’a yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine; bozma nedenine göre davalılardan …’nin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 23/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.