YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7439
KARAR NO : 2011/8223
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … aleyhine 05/06/2006 ve 05/06/2009 gününde verilen dilekçeler ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı … vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan … yönünden istem reddedilmiş, diğer davalı … yönünden ise istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan … tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu trafik kazası 17.05.1995 günü meydana gelmiş, eldeki dava 5.06.2006 günü açılmış ve tazminat tutarı 18.03.2009 günlü ıslah dilekçesi ile arttırılmıştır. 5.06.2009 günü ek dava açılmış ve eldeki bu dava ile birleştirilmiştir. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından düzenlenen 13.11.2008 günlü raporda, davacının % 34 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirtilmiştir.
Davalı … tarafından süresi içinde zamanaşımı def’i ileri sürülmüştür.
Borçlar Yasası’nın 60/1. maddesi gereğince haksız eylem nedeniyle uğranılan zararların ödetilmesi amacıyla açılacak davalar, 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine bağlıdır.
Borçlar Yasası’nın 60/2. maddesine göre de zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir.
Dava konusu trafik kazasının birden çok kişinin yaralanması biçiminde gerçekleştiği trafik kazası tespit tutanağından anlaşılmaktadır. Buna göre eylem, olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 459/2. maddesinde düzenlenen suç kapsamında kalmakta olup aynı Yasa’nın 102/4. maddesi gereğince (uzamış) ceza zamanaşımı beş yıldır. Dava, olay tarihinden itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış ve davacının meslekte kazanma gücünü kaybetme oranını belirleyen Adli Tıp Kurumu raporu da 10 yıllık genel zamanaşımı süresi dolduktan sonra düzenlenmiştir. Şu durumda Borçlar Yasası’nın 60/2. maddesinde belirtilen 5 yıllık ceza zamanaşımı süresi ile aynı Yasa maddesinin 1. fıkrasında belirtilen “…herhalde on yıllık…” genel zamanaşımı süresi dava, ıslah ve ek dava tarihlerine göre dolmuştur.
2010/7439-2011/8223
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, dava, ıslah ve ek dava dilekçesindeki istemlerin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalı …’nın tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davalı … yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 11/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.