YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8904
KARAR NO : 2011/11939
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı Merkez Reklam Pazarlama AŞ. aleyhine 22/04/2009 gününde verilen dilekçe ile idari para cezasının tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, idari para cezasının tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu olayda; davacı kurum tarafından, 8.10.2007 günlü işlemle davalı şirkete yeterli sayıda eski hükümlü ve özürlü çalıştırmadığı gerekçesi ile 426.943, TL idari para cezası verilmiştir. Davalı, bu idari para cezasının iptali için idare mahkemesinde dava açmış, İdare mahkemesince, “…sulh ceza mahkemesinin görevli olduğu…” gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, davalı şirket, bu görevsizlik kararı üzerine 16.05.2008 günü sulh ceza mahkemesine başvurarak idari para cezasına itiraz etmiştir. Davacı kurum tarafından Sulh ceza mahkemesince görülmekte olan idari para cezasına itiraz davası sonuçlanmadan 13.06.2008 günü davalı şirket aleyhine idari para cezasının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı şirketin takibe ve borca itiraz etmesi üzerine 7.7.2008 günü icra takibi … ve davacı tarafından 22.4.2009 günü eldeki bu itirazın iptali davası açılmıştır. Bu arada, sulh ceza mahkemesince görülmekte olan davada bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ceza davasında alınan 27.10.2008 günlü bilirkişi raporunda, davalı şirkete verilmesi gereken idari para cezasının tutarının 194.488 TL olarak hesaplandığı, davalının bu miktardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Sulh Ceza mahkemesince bu bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davacı kurum tarafından davalı şirkete verilen 426.943 TL idari para cezasının, 232.454 TL’lık kısmına yapılan itirazın kabulü ile bu miktar para cezasının kaldırılmasına, bakiye 194.488 TL’lık kısma yapılan itirazın ise reddine karar verilmiş, sulh ceza mahkemesince 31.10.2008 günü verilen bu karara itiraz, ağır ceza mahkemesince 12.01.2009 günü reddedilmiş ve davalı şirketin ödemekle sorumlu olduğu idari para cezasının miktarı 194.488 TL’sı olarak kesinleşmiştir.
Eldeki bu dava, Sulh Ceza mahkemesince, idari para cezasına itiraz davasının sonuçlanmasından ve idari para cezasının miktarının kesinleşmesinden sonra açılmış olmasına rağmen yerel mahkemece, idari para cezasının hesaplanması amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporunda, davalı şirketin 194.321 TL idari para cezasını ödemekle sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yerel mahkemece bu bilirkişi raporunda belirlenen miktara göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şu durumda eldeki bu davanın açılmasından önce sulh ceza mahkemesince verilen kararla idari para cezasının miktarının 194.488 TL olduğu kesinleşmiştir. Yerel mahkemece, açıklanan bu yön gözetilerek sulh ceza mahkemesince belirlenen ve kesinleşen idari para cezası miktarına göre karar verilmesi gerekirken, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sulh ceza mahkemesince belirlenen ve kesinleşen miktardan farklı olarak daha az bir miktara 194.321 TL’sına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazları ile davalının tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 16/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.