Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/9753 E. 2011/10674 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9753
KARAR NO : 2011/10674
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 14/07/2001-18/10/2004-09/09/2003 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem nedeniyle tazminatın dava ve birleşen davalar ile istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece dava ve birleşen davaların kabulüne dair verilen 20/05/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/10/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil … ve vekili Avukat … ve asil … ve vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı hazine vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın dava ve birleşen davalarla tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava ve birleşen davalar kabul edilmiş, kararı davalılar temyiz etmişlerdir.
Davacı idare, Manisa Müze Müdürlüğünde bulunan ve arkeolog davalı …’e zimmetlenen sikkelerin kaybolması nedeniyle uğradığı zararın … ile Müze Müdürü diğer davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalılar, karşılıklı olarak zarardan diğer davalının sorumlu olduğunu belirtmek suretiyle mevzuata uygun hareket ettiklerini, eylemleriyle zarar arasında uygun illiyet bağı olmadığını, ceza davasının devam ettiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ve miktarın fahiş olduğunu savunmuşlardır.
Yerel mahkeme, davalıların, davaya konu eserlerin kaybolmasından dolayı eserlerin bulunduğu deponun anahtarlarının davalılarda bulunması ve eserlerin çalınmasında görevlerini ihmal ettiklerini Müzeler İç Hizmet Yönetmeliği hükümlerini uygulamadıklarını ve ağır derecede kusurlu olduklarını kabul ederek davayı ve birleşen davaları kabul etmiştir.
Dosyadaki belgelerden, davalıların Manisa Müzesinde arkeolog ve müdür olarak görevli oldukları sikkelerin zimmetle davalı …’e 24.03.2000 tarihinde tek tek sayılarak zimmetlendiği, aynı yıl Kasım ayı ortalarında emanetteki sikkelerden iki tanesinin bulunamaması üzerine yapılan incelemede, sikkelerin bir kısmının yerlerinde bulunamadığı, sikkelerin bulunduğu depoların hem depo hem büro olarak kullanıldığı, … dışında iki arkeoloğun da anılan depoda çalıştığı, bu deponun üç kişi tarafından kullanılması nedeniyle depo anahtarının nöbetçi odasındaki kilitsiz ve mühürsüz camlı dolapta bulunduğu, depoya giriş ve çıkışlarda depo giriş defterinin tutulmadığı, depoda çalışmak isteyenlere diğer depolara uygulanan güvenlik tedbirlerinin uygulanmadığı, …’in zimmetle devir aldığı dolap anahtarlarını değiştirmeyerek, zimmeti devraldığı kişiden aldığı anahtarları kullanmaya devam ettiği, …’in sikke dolabının ve asma kilidin anahtarını üzerinde bulundurmayıp herkesin ulaşabileceği çekmecesinde sakladığı anlaşılmaktadır. Yukarıda anlatılanlardan davalıların 30 Nisan 1990 tarih ve 040/1578 sayılı Müzeler İç Hizmetler Yönetmeliğinin “Güvenlik Önlemleri” başlıklı 7/A maddesinde belirtilen “Müze teşhir salonları ile vitrin ve depo anahtarları müdürün veya müdür yardımcısının, yoksa müdürün belirleyeceği bir uzmanın sorumluluk ve muhafazası altında mühürlü bir dolapta veya kasada bulundurulur. Vitrinler ve depo kapıları bu vitrin ve depolardan sorumlu uzmanın başkanlığında, müdür tarafından görevlendirilecek bir eleman ile birlikte mühürlenerek tutanakla kapatılır ve açılır. Zorunlu hallerde teşhir salonları, depo ve vitrinler bir komisyonun marifetiyle açılır ve kapatılır. Bu işlem bir tutanakla tespit olunur. Büroların anahtarları da müdür tarafından belirlenecek bir eleman sorumluluğunda ayrı bir dolapta muhafaza edilir.” hükmünü ihlal ettikleri tartışmasızdır. Ne var ki, davacı idare de, çalışanlarına uygun bürolar tahsis ederek depoların birden fazla kişice ve büro olarak kullanımını engellemediği, adı geçen müzenin 1996 yılından beri süregelen güvenlik zaafiyeti olduğu ve bu durum bir raporla bildirildiği halde gereğini yerine getirmediği gibi yeterli güvenlik elemanının sağlanmadığı, bu nedenle özellikle hafta sonları güvenlik elemanı ve bekçi açığı bulunduğu halde bunun giderilmeyerek dava konusu olaya ortam hazırlamıştır. Anılan bu durumlar nedeniyle davaya konu zararın meydana gelmesinde davacı idarenin de bölüşük kusuru bulunduğunun kabulü ve davalılar yararına uygun bir miktar indirim yapılmak gerekirken bu yönün göz ardı edilerek zararın tamamından sorumlu tutulmaları usul ve yasaya aykırı görüldüğündün kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılar … ve … yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.