YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9849
KARAR NO : 2011/6554
KARAR TARİHİ : 07.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı Yapı Proje Merkezi Tic. ve San. AŞ aleyhine 07/01/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/10/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 07/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat … geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı, Avukat …’ın mazeret telgrafı gönderdiği, başka duruşmaları olduğundan duruşmaya gelemeyeceğini, mazeretinin kabulünü talep ettiği görüldü. Mazereti yerinde görülmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, Gölova ilçesine bağlı Çukuryurt-…Uluçukur-…Soğuksu köylerinin grup köy yolu olarak kullandıkları yolun kendisi tarafından asfalt kaplamasının yapılmış olduğunu, davalının yaptığı kanal güçlendirme çalışmaları sırasında yolun tahrip edildiğini ileri sürerek idarece belirlenen yaklaşık maliyet hesabına göre zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu yolun grup köy yolu olmadığını DSİ nin Gölova barajı ile subaşı regülatörü arasındaki iletim hattının servis yolu olduğunu, kamulaştırılan saha içinde kaldığını, bu santralin elektrik üretim intifa hakkını 49 yıllığına kiraladıklarını beyanla davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, dava konusu taşınmazın kadimden beri köy yolu olarak kullanıldığı, yolların hüküm ve tasarrufunun devlete ait olduğu, il özel idaresinin yollar ile ilgili hizmetleri verdiğini bu nedenle dava ehliyeti bulunduğunun kabulü ile istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, dava edilen taşınmazın fen bilirkişisi raporlarına göre DSİ nin sulama kanalı ve yolu olarak kamulaştırdığı saha içinde kaldığı ve DSİ adına tapuya tescilli olduğu anlaşılmaktadır. DSİ ile davacı arasında yolun aynı zamanda grup köy yolu olması konusunda da bir protokol imzalanmamıştır. Şu durumda tapuya tescil edilmiş kamulaştırma sahası içinde kalan, mülkiyeti DSİ’ye ait bulunan yolun davalı tarafından tahrip edildiği iddiası ile davacı … İdaresi tarafından açılan davada, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı sonucuna varılmak gerekirken yanılgılı değerlendirme ile istemin kısmen kabul edilmiş bulunması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazları ile davacının tüm temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.