Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/10106 E. 2011/11495 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10106
KARAR NO : 2011/11495
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … Kaplan tarafından, davalı … aleyhine 28/06/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/03/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 01/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil … geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece, maddi istemin tümden reddine, manevi tazminat istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar günündeki yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden kabul ve ret durumuna göre taraflar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekir. Uyuşmazlık konusu davada; maddi tazminat istemi ispatlanamadığından reddedildiğine göre maddi tazminat tutarı üzerinden davalı yararına tarifenin 12. maddesine göre belirlenecek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hiç vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi
(fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu edilen olayın oluş biçimi, tarafların kardeş olması, sahte evrak tanzimi suretiyle haksız icra takibi yapılarak usulsüz ödeme tebliği yapılması ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hüküm altına alınan 5000TL manevi tazminat azdır. Davacı yararına daha üst seviyede manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına,(2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 01/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.