Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/10672 E. 2012/13457 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10672
KARAR NO : 2012/13457
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat …tarafından, davalı … Yay. Gaz. Bas. San. ve Tic. A.Ş aleyhine 30/12/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar İletişim Yay. Gaz. Bas. San. ve Tic. A.Ş ve … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar … ve İletişim AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2)a- Davalı … Boran’ın temyizi yönünden;
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan … ve İletişim AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılar tarafından 2009 yılında basılan ‘ Trabzon’u Anlamak ‘ isimli kitabın kapağında kullanılan resim için izninin alınmadığını, söz konusu kitabın Trabzon’un Türkiye Kamuoyunda imgesini olumsuz şekilde etkileyen, bir rahip ile bir gazetecinin öldürülmeleri üzerine yayınlandığını, bu tür bir kitabın kapağında resminin yer almasının kendisini etkilediğini söyleyerek manevi tazminat talep etmiştir.
Davalılar ise, resmin başka bir yayından alındığını, fotoğrafın yayınlanmasının tek başına kişilik haklarının ihlali sayılmayacağını söyleyerek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; ‘ Trabzon üzerinde olumsuz tespitler içerdiği iddia edilen kitapta, davacının kapak resmi yapılması nedeni ile izinsiz olarak resminin bir yayında yer alması manevi tazminatı gerektirir. ‘ gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
26.06.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5187 sayılı Basın Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı süresiz yayınlarda eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde ise basımcı müştereken ve müteselsilen sorumlu olup hukuki sorumlular arasında editör bulunmamaktadır.5187 sayılı Basın Yasası’nın 2/h maddesi gereğince süresiz yayın niteliğindeki dava konusu kitabın yayımlandığı 2009 tarihinde davalılardan …’ya yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek hakkında istemin husumet yönünden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b-Davalılardan İletişim AŞ’ nin temyiz itirazlarına gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu yayının içeriğinde davacının kişiliğine yönelik herhangi bir içerik bulunmadığı gibi söz konusu yayının geniş kitlelere ulaşmadığı ve bölgesel içerikli olduğu anlaşılmaktadır. Somut olgular ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 (a) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılardan … yararına, 2 (b) nolu bentte gösterilen nedenle davalılardan İletişim AŞ yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.