Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/11367 E. 2011/11487 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11367
KARAR NO : 2011/11487
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 31/07/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 07/06/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve davacılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 01/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile karşı taraftan davalı … vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, suç soruşturması kapsamında davacılara ait araçlara el konulması nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, sahibi oldukları … plakalı araç ile … plakalı tankere kaçakçılığa karıştıkları şüphesiyle 1918 sayılı kaçakçılık soruşturması kapsamında el konulduğunu, ceza yargılamasında beraat kararı verilerek araç ve tankerin kendilerine teslimine dair karar verildiğini, uzun bir süre araçlardan mahrum kaldıklarını belirterek araçları işletememekten kaynaklanan gelir kaybı zararı ile araçların tamir göremez hale gelmesi nedeniyle oluşan hasar bedelinin tahsilini istemiştir.
Davacılara ait araçlara, dava dışı …’e ait petrol istasyonunda işyeri sahibine ait tankerlere hortumla fuil-oil boşaltımı yapıldığı esnada iş yeri sahibi …’in boşaltımı yapılan akaryakıta ait fatura ve sevk irsaliyesinin bulunmadığı yönündeki beyanı ile aynı gün aldırılan akaryakıt analiz raporunda; akaryakıtın evsafa uygun olmadığı, bir takım katkı maddeleri içerdiğinin anlaşılması üzerine 7/11/2001 tarihinde kaçakçılık şüphesi ile el konulduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinden, davacıların araçlarına 7/11/2001 tarihinde kaçakçılık şüphesiyle el konulduğu, yapılan yargılamada sanıkların beraatine karar verilerek araçların iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ceza yargılaması sonucu verilen beraat kararı kapsamına göre; el koymanın haksız olduğunun kabulü yerindedir. Ancak, davacıların talebi üzerine, Bağcılar 1. Asliye Ceza Mahkemesince 7/3/2002 tarihli müteferrik karar ile araçların
teminat karşılığında davacılara iadesine karar verildiği, araç malikleri tarafından yapılan itiraz üzerine 28/5/2002 tarihinde Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Araçların iadesine dair mahkeme kararının teminat yatırılamaması nedeniyle yerine getirilemediği gözetildiğinde; 28/5/2002 tarihinden sonrası için yapılan zarar hesabı doğru görülmemiştir. Yerel Mahkemece, 7/11/2001 tarihi ile 28/5/2002 tarihi arasındaki araç gelir kaybı zararı hesabı yapılarak oluşan bu dönem zararına karar verilmelidir.
Diğer yandan, davaya konu araçlarda yakalanan akaryakıtın evsafına uygun olmadığı, bir takım katkı maddeleri içerdiği yönündeki 7/11/2001 tarihli analiz raporu ile davaya konu tankerlerin akaryakıt boşaltımı yapılan iş yeri sahibi dava dışı İlhan Özdemir’in akaryakıtlara ilişkin sevk irsaliyesi ve faturaların bulunmadığı yönündeki beyanları gözetildiğinde kaçakçılık şüphesi nedeniyle yapılan el koyma işleminde davacıların da müterafik (bölüşük) kusurunun bulunduğu kabul edilerek belirlenen tazminat tutarından da uygun bir indirim yapılmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacıların diğer temyizine gelince; davacılar her ne kadar dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmamışlarsa da 12/5/2011 tarihli ıslah dilekçesiyle el koyma tarihinden itibaren ticari faiz isteminde bulunmuşlardır. Dava, haksız eylem nedenine dayalı tazminat istemi olup bu tür davalarda uygulanacak faiz yasal faizdir. Şu halde, zarar tutarına el koyma tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde ıslah tarihinden işleyecek yasal faize karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davacılar yararına, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin de davacılara yükletilmesine ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.