YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11657
KARAR NO : 2011/11498
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı S.S. Kadıköy Barajı Dokuzdere ve … Sulama Koop. aleyhine 24/11/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 22/06/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 01/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı S.S. Kadıköy Barajı Dokuzdere ve … Göletleri Sulama Koop. Başkanı … ve vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı vekili Avukat … … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız eyleme dayalı ürün zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Karlıköy mevkiinde 1000 dekar alanda davalı sulama birliği tarafından verilen su taahhüdü uyarınca çeltik komisyonuna başvurarak çeltik ekim izni aldığını, davalı birliğin dengesiz ve yetersiz su vermesi nedeniyle çeltik ürününün bir kısmını erken hasat etmek zorunda kaldığını, ürün zararının oluştuğunu beyan ederek maddi zararının tazminini istemiştir.
Davalı, su taahhüdünün Çamlıca bölgesi için verildiğini, davacının ekim yaptığı bölgenin taahhüt kapsamında kalmadığını, su taahhüdünün borç doğuran bir belge olmadığını, kuraklık nedeniyle suyun kesik kesik geldiği dönemlerin olduğunu, davacının kısa baldo ekerek risk aldığını ve yeterli işçi bulundurmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların davalı birliğin yetki alanı içinde kaldığı, bilirkişi raporuna göre tarımsal kuraklıktan dolayı yeterli ürün alınamaması gibi bir durumun olmadığı, 2004 yılı itibariyle bölgesel yıllık dekara ürün ve verim miktarlarında normal kriterlerin altına inilmediğinin tespiti karşısında davalı birliğin sulama sahası içinde yer alan davacının ekim yaptığı taşınmazları dengesiz ve yetersiz sulaması nedeniyle ürün zararının oluştuğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından DSİ 11. Bölge Müdürlüğünün 16.02.2011 ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün 31.10.2008 tarihli cevabi yazılarından da anlaşılacağı üzere ve her ne kadar tabii afet ilan edilmemiş ise de, bölgede meteorolojik kuraklığın olduğu ve buna bağlı olarak 2004 yılının diğer yıllara göre kurak geçmesi sonucu davalı birliğin denetiminde bulunan baraj ve göletlere yeterli su gelmemesi nedeniyle hidrolojik kuraklığın da mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalı kooperatifin kasten su vermediğini iddia ve ispat edemediğine göre, kuraklık sonucu oluşan zarara her iki tarafın da katlanması gerekir. Şu halde, mahkemece tespit edilen zarardan BK’nun 43 maddesi uyarınca uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.