YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13227
KARAR NO : 2011/13439
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı Tasfiye halinde T. … Bankası AŞ. vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 03/11/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın Eskişehir İş Mahkemesine gönderilmesine dair verilen 18/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacı bankada görev yapan davalıların haksız eylemi nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, 4857 sayılı İş Yasası ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası’nın 1. maddesi gereğince hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların iş mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı banka tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının zarara uğramasına yol açan davalılardan … şube müdürü, … müdür yardımcısı, … müdür yardımcısı, … ile … ise şube şefi olarak, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yapmaktadırlar. Davalıların olay gününde sözleşmeli personel olarak görev yaptıkları bir olgu ise de, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadro karşılığı görev yapan personelin memur niteliğini koruduğu, yürürlükten kaldırılan 1475 sayılı İş Yasası ile sonradan yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Yasası kapsamında hizmetli veya işçi sayılmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, adı geçen davalıların haksız eylemi nedeniyle meydana gelen zararın ödetilmesi amacıyla açılan davaya iş mahkemesinde değil genel hukuk mahkemelerinde bakılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu benimsenmek suretiyle işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın çözüm yerinin iş mahkemesi görevine girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.