YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13249
KARAR NO : 2011/13173
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. aleyhine 03/02/2009 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; bozma ilamına uyularak davanın reddine dair verilen 11/07/2011günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem bozma ilamına uyularak reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, yerel “… …” adlı gazetenin 12.11.2008 günlü sayısında yayınlanan “Öğretmenevinde Taciz Skandalı” başlığıyla yayınlanan haber nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek muhabir … ile gazetenin sahibi … Gaz. Mat. Ltd. Şirketini hasım göstererek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen 21.7.2009 günlü ilk kararı davalı şirket temyiz etmemiş bu karar onun yönünden kesinleşmiştir. Anılan ilk karar sadece davalı …’nın temyizi üzerine dairece “…davanın reddine” karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen 11.7.2011 günlü kararda … Gaz. Mat. AŞ’nin ismi yine davalılar arasında yazılmış, gerekçede ve hüküm fıkrasında ise onun yönünden “verilen ilk kararın kesinleştiğinden bahisle hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde açıklama yapılması gerekirken bu hususa değinilmemiş, davanın reddine dair hüküm kurulurken dava bu davalı yönünden de reddedilmiş izlenimi uyandırılmıştır. Anılan durum davacının davanın kısmen kabulüne dair ilk kararının davalı şirket yönünden kesinleştiğine dair usuli kazanılmış hakkına aykırılık teşkil etmekte olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece manevi tazminat isteminin tümü reddedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT.nin 10/3. maddesi uyarınca “bu davaların tamamının reddi halinde avukatlık ücreti, tarifelerin ikinci kısmının ikinci bölümü uyarınca takdir edilir.”
Yerel mahkemece bu madde buyruğuna aykırı hareketle davalı yararına fazla miktarda nispi vekalet ücreti takdiri doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın kararın (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki itirazların ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.