YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13453
KARAR NO : 2011/13073
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar … Sigorta A.Ş ve diğerleri aleyhine 26/08/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 14/06/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … ve … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat … ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmesi gerekir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeni ile ölümden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar … ve … tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemenin 09.10.2009 günlü ilk kararı, davalılar tarafından temyiz olunmakla; Dairemizin 04/05/2010 gün ve 2010/575-5343 sayılı ilamı ile “…Dava konusu eylem nedeni ile davalının araç sigortacısı olan … Sigorta AŞ tarafından davacı eşe 21.10.2005 günü 50.000,00TL tazminat ödenmiştir. Yerel mahkemece benimsenen destekten yoksun kalma tazminatı ise 10.02.2009 günlü bilirkişi raporu ile hesaplanmıştır. Sigorta şirketi tarafından davacı eşe yapılan bu ödeme, istekten indirilmediği gibi herhangi bir güncelleştirme de yapılmamıştır…..sigorta şirketince yapılan ödemenin tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizinin güncelleştirilip belirlenerek hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir….” Denilerek karar bozulmuştur. Yerel mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin ilk kararı yalnız davalılar tarafından temyiz olunmuş olup, davacıların hükme yönelik bir temyizi bulunmadığından 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, davalılar yararına ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporları yönünden usule ilişkin kazanılmış hak doğmuştur.
Şu durumda; yerel mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca, ilk kararda hükme esas alınan 10.02.2009 günlü bilirkişi raporundaki tazminat tutarından, davacı eşe sigorta tarafından ödenen tutarın yine o tarihe kadar güncelleştirilmesi ile bulunacak sonucun indirilmesi gerekirken, yerel mahkemece, yanılgıya düşülerek yeniden destek tazminatı hesaplattırılması ve bu yeni raporda belirlenen tutar üzerinden sigortaca ödenen miktarın indirilmesi ile davalıların ilk karar ile hüküm altına alınan tazminat tutarından daha fazla tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, öteki itirazların ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılar … ve … yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.