YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1989
KARAR NO : 2012/6067
KARAR TARİHİ : 10.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 13/01/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
… İlçesinde 2004-2009 yılları arasında kaymakamlık yapan davacı, davalının ‘Pilav Üstü Döner mi? Sermaye mi?’ isimli bir kitap yazdığını, bu kitapta geçen sözler nedeniyle … Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu , başlatılan soruşturmaya davalının üç sayfadan ibaret verdiği dilekçede yer alan sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir.
Davalı ise, … ilçesinde doktor olarak çalıştığını davacı ile aralarında çok sayıda davaya dönüşen husumet olduğunu, bir doktor olarak dilekçede tıbbi terimleri kullandığını hakaret etmediğini bu nedenle de davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının savunmasında sarf ettiği sözlerin ,kısmen bilgi ve belgeye dayalı verilerin abartılı bir biçimde paranoya şeklinde bir psikolojik rahatsızlığa bağlanarak açıklandığı, savunma sınırının aşılmadığı, davacının kişilik haklarına saldırıdan söz edilemeyeceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından … Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçede; ‘Kitabın yazarının hayallerini gerçekmiş gibi görmek veya başka bir deyimle hayali gerçek zannetmek psikolojik bir bozukluk olup adı da paranoyadır.’ ‘…hal böyle iken mülki amir ile … paranoya krizine girip benden şikayetçi olacaklarına bir psikiyatri uzmanına gitmeleri daha uygun olacaktır.’ şeklinde ifadeler kullanılmıştır. Söz konusu isnatların somut olayı ilgilendiren savunma ile ilgisi olmayan isnatlar olduğu aşikardır.
Bu durumda, 23/07/2008 günlü dilekçede yer alan sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.