Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/2529 E. 2012/5246 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2529
KARAR NO : 2012/5246
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 25/03/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, iddia ve savunma sınırının aşılması yoluyla hakaretten dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalının Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 07.11.2008 günlü duruşmasında verdiği ifade içeriğinde haklarında “…kirli işlere karışmışlardır…” biçimindeki haksız ve asılsız açıklaması nedeni ile hakarete uğradıklarından bahisle uğradıkları manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Yerel mahkemece, davalının, davacı …’a yönelik hakaret suçundan ceza mahkemesince yargılanıp mahkum edildiği anlaşılmakla davalının davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunduğu sübuta ermekle istemin birer bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan delillerin incelenmesinde, davalı hakkında davacı …’a yönelik hakaret suçundan … 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/1700 sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, yargılamanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular, dosyanın tarafları ile sınırlı olmak üzere hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu haksız eylemin iddia ve savunma sınırının aşılarak hakaret edildiği iddiasına dayalı olduğu, davacıların, davalı hakkında ayrı ayrı şikayetleri üzerine davalı hakkında birden fazla kamu davası açıldığı, davalının davacı …’a yönelik hakaret eyleminden dolayı açılan kamu davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davalının, davacı …’a yönelik eyleminden dolayı hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalı hakkında davacı …’a yönelik hakaret suçundan açılan kamu davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 29/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.