Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/2666 E. 2012/6256 K. 11.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2666
KARAR NO : 2012/6256
KARAR TARİHİ : 11.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 16/11/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının oğluna verdiği borç karşılığı kendisinden çek aldığını, davalı babanın oğlunun borcunu kendisinin ödeyeceğini söyleyerek, çeki elinden alarak ön ve arka yüzeyini çizdiğini, borç verdiği paradan başka parası olmadığından parasız kaldığını ve sıkıntılar çektiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, Hazırlık Soruşturması aşamasında çekin bedelini ödediğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu olay nedeniyle süren yargılamalardan dolayı davacının kişisel hakkının zarar gördüğü kabul edilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; senede konu alacağın ödendiği ve diğer maddi zararların sağlıklı bir şekilde kanıtlanamadığı gerekçesiyle de, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan nesnel (objektif) eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (Medeni Yasa 24), isme saldırı (Medeni Yasa 26), nişan bozulması (Medeni Yasa 121), evlenmenin feshi (Medeni Yasa 158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (Borçlar Yasası 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (Borçlar Yasası 49). Bunlardan Medeni Yasa’nın 24. maddesi ile Borçlar Yasası’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. Medeni Yasa’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; Medeni Yasa’nın 26, 174, 287); bunların dışında Borçlar Yasası’nın 49. maddesi uygulanır.
Medeni Yasa’nın 24. ve Borçlar Yasası’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir.
Dava konusu olay nedeniyle oluşan zarar davacının iç huzurunu bozacak nitelikte bir olgu değildir. Manevi tazminatın koşullarını düzenleyen Borçlar Yasası’nın 49. maddesine göre mal varlığına yönelik zararlar kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine; davalının temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.