Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/2990 E. 2012/5218 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2990
KARAR NO : 2012/5218
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 14/06/2010 gününde verilen dilekçe ile aidiyet tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, … İlçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ancak kadastro tespit tutanaklarında ölü olarak yazıldığını, ayrıca doğum tarihinin de bulunmadığını, kadastro çalışmaları sırasında her nasılsa bu şekilde yanlış yazıldığını belirterek … ilçesi, … Köyü … ada … parselin malikinin sağ olan … oğlu … doğumlu … olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece; … İli, … İlçesi, … Köyü, Cilt No:…, Hane No: …’ da nüfusa kayıtlı … ve …’ dan olma, Pazarcık 01.07.1973 doğumlu davacı … adına kayıtlı bulunan … İli, … İlçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı taşınmazın malik hanesinde … oğlu, … yazılı olduğu ve ekindeki kadastro tutanağında ise ölü olarak geçtiği anlaşılmakla parsel malikinin gerçekte ve nüfus kaydında olduğu gibi … oğlu 01.07.1973 doğumlu … olduğunun tespitine karar verilmiştir
Hakim re’sen Türk kanunları mucibince hüküm verir prensibi gereğince dava konusu olayların hukuki açıdan değerlendirilip vasıflandırılması hakime aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice i talepleri ile bağlı iken hukukî nitelendirme ile bağlı değildir.
Dava dilekçesinde; dava konusu olan taşınmazın, davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiş; mahkemece taşınmazın aidiyetine karar verilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden ve dosya kapsamından davacının isteminin davaya konu edilen taşınmaz maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespitine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde yerel mahkemece hukuki vasıflandırmada hataya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine 29/03/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 29/03/2012