Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/3655 E. 2012/6130 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3655
KARAR NO : 2012/6130
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 14/01/1998 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne, bir kısım davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen 15/09/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar …, …, …, … vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10/04/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asiller …, … ve … vekilleri Avukat … ile karşı taraftan davacı vekili Avukat … ve Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava; usulsüz arsa alımı nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davalı …, …, …, … ve … hakkındaki davanın kısmen kabulüne diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen karar, davacı ile bir kısım davalılar …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
a-Dairemizin 28/6/2007 tarih ve 2007/6921 esas, 2007/8829 karar sayılı bozma ilamında; davalı …’in TCK 345. maddesi uyarınca, diğer davalıların TCK 510. maddesi uyarınca mahkum olduğu, ceza yargılamasında taşınmazın fahiş fiyatla satın alındığı tespiti yapılmış olup, bu belirleme hukuk hakimini de bağlayacağından zarar kapsamı hesaplanarak davalıların tazminatla sorumlu tutulmaları gerekirken davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı belirtilmiş, yerel mahkemece bozma ilamına uyularak verilen kararda; bir kısım davalılar …, …, …, … ve … hakkındaki davanın kısmen kabulüne, tazminattan sorumlu tutulmayan diğer davalılar hakkında ise hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davanın reddine karar verilmiştir. Sorumlu tutulmayan davalılar yönünden bir gerekçe oluşturulmamış olması doğru olmadığı gibi, adı geçen davalıların ceza yargılamasında TCK 510. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiş olması ile bozma ilamına uyulmakla açıklanan nedenlerle davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğunun gözetilmemiş olması da doğru değildir. Şu halde adı geçen ve sorumlu tutulmayan davalıların da zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b-Yerel mahkemece benimsenen tazminat raporunda; zarar belirlemesinin taşınmazın (arsa) peşin fiyatla alındığı tarih baz alınarak yapıldığına göre uygulanacak yasal faizin de bu tarihten yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu yönüyle de kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalılar …, …, … ve …’nın temyizine gelince; Gayrımenkul alımı özel bilgi ve uğraş gerektiren bir husus olup davalıların gayrımenkul(arsa) alım işi konusunda uzman olmadıkları gözetildiğinde Borçlar Kanunu 43. maddesi uyarınca zarar tutarından oluşa uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru olmadığından bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar …, …, … ve … yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin temyiz eden davalılara ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin de davacıya yükletilmesine ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 10/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.