YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3656
KARAR NO : 2012/5995
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat …… tarafından, davalı … aleyhine 29/06/2009 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Yasa uyarınca ödenen nakdi tazminatın rücuen tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosya içinde bulunan tebligat parçalarından; yerel mahkemenin gerekçeli kararının, davalıya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Kararın, davalıya tebliğine ilişkin tebligat işlemi, 7201 sayılı Tebligat Yasası’nın 21. maddesinde öngörülen şartlan taşımamakta olup, bu nedenle usulüne uygun değildir.
6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkraya göre ; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” denilmektedir.
Yerel mahkemece yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek davalının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin belirlenerek kararın, o adreste usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, temyiz süresinin beklenmesi, temyiz edildiği takdirde HUMK.nun 433/ilk maddesi uyarınca dilekçenin karşı tarafa tebliği ile tebliğ gününün dilekçenin dosyada kalan aslına işaret edilmesi ve temyiz süresinin geçirilmesi durumunda HUMK.nun 432/4. maddesinin uygulanabilmesi bakımlarından dosyanın yeniden gönderilmek üzere mahkemesine geri çevrilmesi gerekir.
SONUÇ: Dosyanın gösterilen nedenle geri çevrilmesine 09/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.