YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3980
KARAR NO : 2012/6826
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 04/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; … Kurumunun 1.kanalında … adlı belgeselin yayınlanmaya başlandığını, belgeselin … olaylarını da kapsadığını, 19-25 Aralık 1978 tarihinde meydana gelen olaylar akabinde sol basın tarafından yayınlanan yayınlar nedeniyle müvekkilinin tutuklandığını, Askeri Savcılık tarafından müvekkili hakkında kamu davası açıldığını, bu dava sonunda müvekkilinin beraatine karar verildiğini ve onanarak kesinleştiğini, yayınlanan belgesel ile ilgili olarak davada yargılanması sebebiyle müvekkili ile de röportaj yapıldığını, … Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olan davalı …’in, müvekkilinin kişilik haklarını hedef aldığını, 26.12.2008 tarihinde … 19:00 ana haber bülteninde yer alan yayın ile 28/12/2008 tarihli … Gazetesinde yayınlanan yazıda “böyle bir adam”, “bu ağır insanlık suçunu işlemiş adam”, “alevi mahallelerine saldıran onlardı” gibi sözlerin eleştiri niteliğinde olmadığını, müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Davalılardan … Yayın Grubu A.Ş. vekili; … kanalının yayın ve lisans sahibinin … Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş. olması nedeniyle husumet yönünden ve yayının davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığını ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … vekili; davacının dava dilekçesinin ikinci sayfasında …’in ismini bu katliama karıştırdığını açıkça beyan ettiğini, … katliamıyla ilgili bir başka raporun da dönemin İçişleri Bakanı …’ya verilen bir devlet raporu olduğunu, bu raporda davacının da adının geçtiğini, ileri sürerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. vekili açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ileri sürerek davanın reddini savunmuştur
Yerel mahkemece,dava konusu yayınlarda yer alan ve dava konusu edilen davalı …’e ait beyanların, davalının … kanalında 24.12.2008 günü yayınlanan ve … olaylarının konu edildiği “…” adlı belgesel programındaki konuşması üzerine ifade edildiğini, davacının beyanlarının eleştiri niteliğinde ve eleştiri sınırları dahilinde olup, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesi ile,5187 sayılı Basın Kanununun 13. maddesi gereği,davalı … Gurubu A.Ş. yönünden husumet nedeniyle olmak üzere tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu yayında ve gazetede yer alan davalı …’in beyanının “… nin böyle bir adamı, delil yetersizliğinden veya başka nedenlerden, bu ağır insanlık suçunu işlemiş adamdan kendisini temize çıkartıcı biçimde , başkalarını itham edici biçimde beyanat alınmasını, bunun yayınlanmasını şiddetle kınıyorum. Bu insan hesap vermekten bir şekilde kurtulmuştur.Alevi mahallelerine saldıran onlardı. Şimdi burada o olayları onlar başlattı diyor, peki orada Alevilerin mahallelerine saldıranlar kimlerdi” şeklinde olduğu görülmüştür.
Davacının, …’ta 19-25 Aralık 1978 tarihleri arasında meydana gelen olaylarda 1 nolu sanık olarak yargılandığı ve … Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesinin 1980/92 esas ve 1980/520 karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği,bu kararın, Askeri Yargıtay tarafından 11 Temmuz 1983 tarih 1982/530-1983/1 esas ve 1983/351 sayılı ilamıyla onandığı görülmüştür.
Bu kapsamda, davacının, …’ta 19-25 Aralık 1978 tarihleri arasında meydana gelen olaylarda kendisine isnat edilen suçlardan mahkeme kararı ile bereat etmesine ve bu kararın Askeri Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmesine rağmen dava konusu yayında davalı … tarafından suç isnadı ile itham edici sözler kullandığından eleştiri sınırı aşılmıştır, bu durum davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur, davanın tümden reddi doğru değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, uygun bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davanın esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.