YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4033
KARAR NO : 2012/6117
KARAR TARİHİ : 10.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … (ölü) mirasçıları … vd. aleyhine 25/12/2007 gününde verilen dilekçe ile menkul eşyanın iadesi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/11/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10/04/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat … geldi, karşı taraftan davacı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince; a-Dava, davacının resmi nikah yapılacağı inancı ile davalı ile evlendikten sonra resmi nikah yapılmaması ve ziynet eşyalarını almadan evden atılması nedenine dayalı uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi ve manevi zararın birer bölümü ödetilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile resmi nikah yapılmadan evlendiğini, bir süre sonra kendisine karşı şiddet uygulamaya başladığını, resmi nikahı da yapmadığını, evde bulunan ziynet eşyalarını dahi alamadan kapı dışarı ettiğini ileri sürerek ziynet eşyalarının ve menkul eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedellerinin ödetilmesini, ayrıca uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, nikah yapılmamasını davacının istediğini, zira babasının sağlık sigortasından yararlanmakta olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların hiçbirisinin gerçek olmadığını, davacının kendi isteği ile babasının evine gittiğini ve giderken tüm eşyalarını götürdüğünü davanın reddi gerektiğini savunmuş, yargılama devam ederken vefat ettiğinden mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, davacının resmi nikah yapılmamasından dolayı birkaç kez davalı ile kavga ederek müşterek evlerini terk edip babasının evine döndüğü ancak son ana kadar resmi nikah yapılacağı inancını taşıdığından düğünde takılan ziynet eşyalarının bedeli olarak belirlenen 26.189,00 TL ile birlikte 5.000,00 TL manevi zararın ödetilmesine karar vermiştir.
Dosya arasındaki bilgi, belge ve tanık anlatımlarına göre, davacının davalı ile kavga ederek müşterek yaşadıkları evi terk ettiği ve babasının evine gittiği anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemece toplanan deliller aynı doğrultuda değerlendirilerek davacının evi terk etmiş olduğu gerekçeli kararda belirlenmiştir. Genel yaşam deneyimlerine göre ziynet eşyalarının kadın üzerinde bulunması veya evde saklanmış olması muhtemeldir. Diğer bir ifadeyle bu eşyaların davalıya bırakılmış olması olağana terstir. Aynı zamanda bu tür eşyalar rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen cinstendir. Bu itibarla evden ayrılmayı planlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür. Davacı kadın, dava konusu ettiği ziynet eşyalarının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Somut olayda ise davacı kadın ziynet eşyalarının zorla elinden alındığını, götürülmesine engel olunduğunu, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Buna rağmen delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek ziynet eşyalarının bedeline ilişkin istemin kabulüne karar verilmiş olması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalıların öteki temyiz itirazlarının ( 1 ) sayılı bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.