Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/4698 E. 2012/6680 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4698
KARAR NO : 2012/6680
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 02/10/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalının dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu trafik kazasında yakınlarının ölümüne neden olduğundan manevi tazminat istemiştir.
Davalı taraf, davacının dava açma yetkisi olmadığını, dava konusu zarar nedeniyle uzlaşıldığını, davacı ve diğer mirasçıların kamu davasındaki katılma ve şikayetlerinden vazgeçtiklerini bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkeme, davacı vekilinin ceza mahkemesinde katılan vekili olarak yer aldığı, 01/12/2008 günlü oturumda vekilin, maddi ve manevi zararların giderildiğini katılanlara bildirdiğini, bu nedenle katılma talebi ve şikayetten vazgeçtiklerini bildirmesi karşısında bu beyanın eldeki davayı etkileyeceği ve manevi tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Dosyadaki belgelerden, davalının neden olduğu trafik kazasında davacının kardeşi ve diğer bazı yakınlarını kaybettiği, ceza davasına müdahil olduğu, müdahil vekilince maddi ve manevi zararların karşılandığının katılanlarca bildirildiği ve katılma talebi ile şikayetten vazgeçildiğinin ceza davasında dile getirildiği ancak, ceza davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşen davalardan olmadığından mahkumiyetle sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Cezadaki kamu davasının şikayetten vazgeçme ile düşmesi, TCK 74/2. maddesi gereğince uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını ve 74/3. maddesi gereğince tazminat ve yargılama giderlerini etkilemez. Suçtan zarar görenin, kamu davasının düşmesi halinde şikayetinden vazgeçmesiyle bu düşme gerçekleşse bile açıkça vazgeçme sırasında şahsi haklarından vazgeçtiğini açıklamış ise ancak hukuk mahkemesinde dava açılamaz. Şu durumda, davacının yukarıda bahsedilen şekilde şahsi haklarından vazgeçtiğine dair açık ve ayrı bir beyanı bulunmadığı gibi kamu davası da şikayetten vazgeçme ile düşmediğinden ceza davasındaki vekil beyanı bu davanın reddine gerekçe yapılmaz. Bu nedenle davacının istemi konusunda taraf delilleri toplanarak varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/04/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.18/04/2012