Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/4841 E. 2012/7957 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4841
KARAR NO : 2012/7957
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı Salehiddin Erdem aleyhine 11/01/2010 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava,trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş;hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasında mevcut bilgi ve belgelerden,davalı sürücünün asli kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi … … …’nın vefat ettiği,kazadan kısa bir süre sonra davacıların,maddi ve manevi zararlarının karşılandığı gerekçesi ile davalıları ibra ettikleri,taraflar arasında 27.10.2008 tarihinde imzalanan İbraname ve anlaşma tutanağında 6.400 TL maddi ve manevi tazminat ödendiği,maddi ve manevi zararların karşılandığı, birbirlerini ibra ettikleri konusunda anlaştıklarının sabit olduğu,mahkemece,trafik kazasından doğan tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu ortadan kaldıran anlaşmalar geçerli olmadığından bahisle yapılan 6.400,00 TL tutarındaki ödemenin kısmi ödeme kabul edilerek her bir davacının maddi ve manevi taleplerinden eşit oranda mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. Maddesi gereğince tazminat miktarına ilişkin yapılan anlaşmalar iki yıl içerisinde iptal edilmedikçe geçerlidir. Davacı yan duruşmada hazır bulunup; bu anlaşmanın doğruluğunu bildirmiş olup, anlaşmayla bağlı olmadıklarını ileri sürmemişlerdir. Bu durumda sözleşme geçerlidir.
Davacılar yukarıda sözü geçen ibraname ile davalıları manevi zararları yönünden de ibra etmişlerdir.Davalı tarafından,davacılara verilen 6400,00 TL ödeme ile manevi zararın karşılandığı kabul edilmelidir.Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince manevi zarar karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminat bölünerek istenemez. İbraname kapsamı ile davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin karşılandığı kabul edilmelidir.Bu durumda davacı tarafın aynı olay nedeniyle yeniden maddi ve manevi tazminat isteyemeyeceği gözetilerek maddi ve manevi tazminat davasının tümden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA,davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.