Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/5040 E. 2012/6616 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5040
KARAR NO : 2012/6616
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … Haber Ajansı Basın ve Yay.A.Ş. vd. aleyhine 07/07/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 17/02/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 17/04/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat … ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı şirketin sahibi olduğu gazetenin 25.04.2010 günlü sayısında yayınlanan “Sahte doktora ile tüm kapıları açtı” başlıklı haberin kişilik haklarına saldırı içerdiğini, haber içeriğinde geçen isnatların gerçek dışı olup hakaret niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu haberin belgelere dayalı olarak yapıldığını, bu nedenle gerçek ve güncel olup yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, dosya arasına celp edilen belgelere göre davacının ABD’de bulunan bir üniversitede doktora çalışması yapmak üzere burs talep ettiği ve aylık 1100$ burs aldığı ancak doktora tezi hazırlayamadan yurda döndüğü anlaşıldığından haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu kanaatine varılarak istem reddedilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, dava konusu yayın nedeni ile davalı yazar hakkında basın yoluyla iftira suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de mahkumiyet kararı, bir başka anlatımla ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden bağlayıcıdır.
Şu durumda, davalı hakkında açılan kamu davasının sonucu beklenerek ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.