YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6185
KARAR NO : 2011/6919
KARAR TARİHİ : 14.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. Sıfatıyla)
Davacı … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 08/06/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 10/11/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ………., geldi, karşı taraftan davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, aile başkanının sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, davalılar … ve … hakkındaki istemin zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar … ve … hakkındaki istemin haklarında velayet hükümlerinin uygulanamayacağından reddine karar verilmiş, karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, destekleri küçük …in parktaki gondolda oynarken davalıların küçük çocukları … ve … tarafından düşürülmesi sonucu öldüğünü belirterek velayet hükümleri uyarınca olaya sebep olan küçüklerin anne ve babalarından (ebeveyn) uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
1-Borçlar Kanunu 60.maddesi uyarınca, zamanaşımı, haksız fiilin ve failin öğrenilmesiyle başlar. Davaya konu olayın 7/6/2003 tarihinde saat 19:30’da meydana geldiği, hastaneye kaldırılan küçük …in aynı gün akşam saat 21:00’da öldüğü, 8/6/2003 günü de defnedildiği anlaşılmaktadır. Davacılar, çocuklarının ölümüne neden olan küçük … ile küçük …’in anne ve babaları olan davalıları 9/6/2003 günü öğrendiklerini beyan ettiklerine ve bunun aksi de davalı tarafça ispatlanamadığına göre davacıların sorumlu failleri 9/6/2003 tarihinde öğrendiklerinin kabulü gerekir. Şu halde eldeki dava 8/6/2004 tarihinde açıldığına göre süresinde açılmıştır. Öte yandan, davalılardan …’in usulüne uygun zamanaşımı definde bulunmadığı halde bu davalı yönünden zamanaşımı definde bulunduğu kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2-Türk Medeni Kanununa göre velayet hakkı, çocuk ile anne-baba arasındaki hukuki ve fiili bağı ifade etmekte olup çocuğun bakımı, eğitimi ve yetiştirilmesi gibi konuları kapsamaktadır. Anne ve Baba velayet hakkı kapsamında çocuğun menfaatleri doğrultusunda birlikte karar alıp uygularlar. Diğer yandan anne ve babanın velayet hukukundan kaynaklanan sorumlulukları da bulunmaktadır. Çocuğun iyi eğitilmemesi, üçüncü kişilere karşı ika ettiği haksız eylemlerden kaynaklanan zararlardan sorumluluk gibi. Somut olayda, davalıların küçük çocukları … ve … tarafından davacıların desteklerinin ölümüne neden olunduğuna göre, bu eylemleri nedeniyle anneleri olan davalı … ve davalı …’ın sorumlulukları bulunmaktadır. Yerel Mahkemece küçüklerin haksız fiil teşkil eden eylemleri nedeniyle anneleri hakkında velayet hükümleri uygulanamayacağı gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (1 ve 2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 825,00 duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.