YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6472
KARAR NO : 2012/11613
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı …. Ltd. Şti. Vekili Avukat … Avcı tarafından, davalı … Gaz. ve diğerleri aleyhine 07/10/2008 gününde verilen dilekçe ile internet yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, gümrük müşavirliği alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı …’nde, davalılardan … tarafından kaleme alınan 17/03/2008, 08/04/2008, 17/03/2008, 01/04/2008, 03/04/2008, 04/04/2008 tarihlerinde yayınlanan yazıların ticari itibarına, markasına, ürünlerine, sunduğu hizmete yönelik saldırı oluşturduğunu, kamuoyundaki şahsiyet ve itibarının zedelendiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur
Davalılar haberde davacı şirketin hedef alınmadığını, yayında Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nde yaşanan ve gelişen olaylardan bahsedildiğini, basının haber verme yorumlama ve eleştirme hakkının bulunduğunu belirterek görünür gerçeklik kapsamında kalan yayın nedeniyle istemin reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece; davaya konu edilen yazılardan 08/04/2008 tarihli “Ambarlı Gümrüğünde Neler Oluyor” başlıklı yazıda 17793 nolu beyanname kapsamında ithal edilen eşyaların kaçak olduğu, bununla birlikte davacı şirketin isminin de haberde geçtiği kişilik haklarına saldırı bulunduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Basının maddi gerçekliği araştırmak ve kanıtlamak yükümlülüğü bulunmamaktadır. Haber, verildiği andaki beliriş biçimine göre görünür gerçeklik kapsamında ise hukuka uygun kabul edilmelidir. Somut olayda, davaya konu 08/04/2010 ve diğer yayınlar birlikte degerlendirildiğinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nde yaşanan olayların konu edildiği, yazıların özünde burada yaşanan kaçakcılık olaylarının kamuya duyurulduğu, 08/04/2008 tarihli yazıda ise açıkca kaçak olan eşyaların davacı şirkete ait olduğunun iddia edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin bu alanda faaliyet gösterip eleştirilere katlanması gerekir. Yayının güncel olup, kamuyu ilgilendirdiğine göre yayında hukuka aykırı bir yön bulunmayıp bu hali ile görünür gerçeklik ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Davacının kişilik haklarının zedelendiğinden söz edilemez. Şu halde açıklanan gerekçelerle istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.