YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6762
KARAR NO : 2012/8067
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 27/06/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; davalı …’in tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda bacağının kırıldığını,bu nedenle uzun süre çalışamadığını beyanla geçici ve sürekli iş göremezliğe dayalı maddi ve manevi zararının ödetilmesini istemiştir.
Davalı; olayda tamamen kusurlu olmadığını,davacının da kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu,uzuv kaybının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosya incelendiğinde,davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya, ihbar olunan sigorta şirketi tarafından 29/07/2008 tarihinde 9.724 TL ödeme yapıldığı, mahkemece hükme esas alınan 23/11/2010 tarihli bilirkişi raporunda yapılan bu ödemenin tazminat tutarından güncellenmeden mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Tazminatın denkleştirilmesi prensibi uyarınca sigorta ödemesinin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak sigorta ödemesi güncellenmeli ve güncellenmiş bu hali tazminat miktarından mahsup edilmelidir. Yerel mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b)Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; olay tarihi, davacının malüliyet oranı ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmelidir.Kararın bu nedenle de bozulması gerekir..
SONUÇ:Temyiz edilen kararın yukarıda (2 a ve b) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.