YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6981
KARAR NO : 2011/6544
KARAR TARİHİ : 07.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 19/10/2010 gününde verilen dilekçe ile izinsiz toprak ve kum alımı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 17/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, izinsiz kum ve toprak alınması nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kendisine ait 2289 parsel sayılı taşınmazından izinsiz kum ve toprak alınmak suretiyle taşınmazına zarar verildiğini, taşınmazına komşu 2292 parsel sayılı taşınmazın davalılardan …’e ait olduğunu, bu kişinin aynı zamanda diğer davalı …., Beton ve Yapı Endüstri San. Tic. AŞ’nin hissedarı olduğunu, davalıların taşınmazdan kum ve toprak alarak verdikleri zararının tazminini istemiştir.
Davalılar ise, davacının taşınmazında hiçbir faaliyette bulunmadıklarını, oluşan zararla bir ilgilerinin olmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, Çorlu Belediye Başkanlığı’ndan alınan yanıtlar benimsenerek davalıların pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacıya ait 2289 parsel sayılı ile 2292 parsel sayılı taşınmazların komşu olduğu, 2292 parsel sayılı taşınmazın davalılardan … adına kayıtlı olduğu, sadece diğer davalı Şirket adına verilmiş işyeri açma izni bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İleri sürülen zararın mutlaka işletme izni bulunan bir işletme tarafından gerçekleştirilmesi gerekmediğinden, davacının iddiaları araştırılıp kanıtları toplandıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının kanıtları toplanmak, gerekirse yerinde keşif de yapıldıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.