Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/7525 E. 2011/7169 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7525
KARAR NO : 2011/7169
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ……….. vekili Avukat… tarafından, davalı … ve ……, Lüks Seyahat Ltd. Şti aleyhine 11/09/1997 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2003 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, davalılardan … tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce; ‘davalı …’nin eldeki dava ile birleştirilen ek davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduğu, davalının başka bir mahkeme kanalı ile dosyasına göndermiş olduğu dilekçede ileri sürdüğü zamanaşımı itirazının süresinde olup olmadığı belirlenerek zamanaşımı itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı’ gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, cevap dilekçesinin gönderiliş tarihi, mahkemesinden sorulmuş ve zamanaşımı itirazının süresinde olduğu belirlenmiş ancak adı geçen davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davacının maluliyet oranının belirlendiği 19.10.1999 günlü sağlık kurulu rapor tarihine göre zamanaşımı süresinin dolmadığı açıklanarak önceki kararda olduğu gibi dava ve ek dava dilekçesindeki maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılardan … tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu trafik kazası 04.01.1996 günü meydana gelmiş, eldeki dava 11.09.1997 günü açılmıştır. Dava dilekçesinde, “..şu anda davacının bir gözünün görmeyeceği kesindir…” biçiminde açıklamalar yapılarak maddi ve manevi tazminat istenmiştir. Yargılama sırasında Adana Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 25.12.1997 günlü sağlık kurulu raporunda, davacının sol gözünün görmediği belirlenmiştir. Aynı hastane tarafından düzenlenen 19.10.1999 günlü sağlık kurulu raporunda da, davacının sol gözünün görme yeteneğini kaybetmesi nedeniyle sakatlık derecesinin % 32 olduğu belirtilmiştir. Yerel mahkemece, davacının meslekte kazanma gücünü kaybetme oranı belirlendikten sonra zararın hesaplanması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 19.09.2000 günlü bilirkişi raporunda, davacının % 32 oranında daimi iş göremezlik zararının 9.552,76 TL olduğu bildirilmiştir. Davacı, 8.01.2001 günü ek dava açmış, ek davada bakiye zararı nedeniyle 9.352,00 TL maddi tazminat istemiştir. Ek dava, eldeki bu dava ile birleştirilmiştir. Ek dava dilekçesinin davalı …’ye 23.01.2001 günü tebliğ edilmiş olduğu, adı geçen davalının 26.01.2001 günlü cevap dilekçesi ile süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmıştır.
Borçlar Yasası’nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir.
Somut olayda; eylem, olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 459/2. maddesinde düzenlenen suç kapsamında kalmakta olup aynı Yasa’nın 102/4. maddesi gereğince (uzamış) ceza zamanaşımı beş yıldır.
11.09.1997 günlü dava dilekçesinde yer alan açıklamalardan, davanın açıldığı günde davacının sol gözünün görme yeteneğini tamamen kaybettiğini bildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca yargılama sırasında alınan 25.12.1997 günlü sağlık kurulu raporunda da, davacının 4.01.1996 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmasına ilişkin bulgular tanımlanmış, sol gözün görme yeteneğini kaybettiği tespit edilmiş ancak, bu raporda meslekte kazanma gücünü kaybetme oranı rakam olarak açıklanmamıştır. Davacının meslekte kazanma gücünü kaybetme oranını rakam olarak belirleyen 19.10.1999 günlü sağlık kurulu raporu da beş yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi dolmadan önce düzenlenmiştir. Davacı, zararını zamanaşımı süresi dolmadan önce öğrenmiş ancak, ek dava açmak için maddi zararının hesaplanmasını beklemiş ve zamanaşımı süresini geçirmiştir. 11.09.1997 günlü dava dilekçesinde yer alan açıklamalardan ve 25.12.1997 günlü sağlık kurulu raporundan somut olayda gelişen bir durum olmadığı gibi, olayın gerçekleştiği 04.01.1996 günü ile ek davanın açıldığı 08.01.2001 günü arasında beş yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda ek dava ile istenen bölüm zamanaşımına uğramıştır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, birleştirilen ek davadaki istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının ek dava ile istenen tazminat miktarı ile sorumluluğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalılardan … yararına BOZULMASINA; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.